Zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Suçtan zarar gören Hazinenin, 08/09/2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü vekili aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 20/09/2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, süresinde yapılmayan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin sanığın temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Köy okulu için alınan tuğla bedeli ile hamam satışından elde edilen zimmet miktarı gözetildiğinde, bu hususun araştırılması ve doğrulanması halinde zimmet miktarından düşülmesi yönündeki tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sübutu kabul edilen eylemin kasa açığı olarak nitelendirilmesi olağan olup, mal edinme fiillerinin değişik zamanlarda gerçekleştirildiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanıp tartışılmadan zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 23/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.