SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşıldığından;
1) Hakaret suçundan, sanık ... müdafisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2) Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Bozma öncesi verilen ve yalnızca sanık müdafisi tarafından temyiz edilen 26/06/2014 tarihli ilk hükümde, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine karşın, bozma kararından sonra hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ancak denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hakkındaki hüküm açıklanan sanık hakkında CMUK'nın 326/son maddesinde düzenlenen cezayı aleyhe değiştirme yasağı gereği hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye aykırı olarak, hüküm fıkrasına, "neticeten beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinden sonra gelmek üzere “1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca aleyhe değiştirme yasağı gözetilerek sanığa verilen hapis cezasının TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, hapis cezası ertelenen sanık hakkında 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine, sanığın kişiliği ve sosyal durumu nazara alınarak denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden ve uzman kişi görevlendirilmeden geçirilmesine, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde TCK'nın 51/7. maddesi gereğince ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumundan çektirilmesine karar verileceğinin sanığa ihtarına, denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde TCK'nın 51/8 maddesi gereğince cezanın infaz edilmiş sayılacağına” ibarelerinin eklenmesi ve "TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına" ilişkin ibarelerin çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.