İkna suretiyle irtikap ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından mahkûmiyet
Mahallî mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve ikna suretiyle irtikap suçlarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1 ve 250/2. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık aslî ve 12 yıllık ilavelî dava zamanaşımı sürelerine tabî olduğu,12.04.2010 ve 26.05.2010 olan suç tarihleri ile inceleme günü arasında durma süreleri nazara alındığında dahî ilavelî dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.