Mahkûmiyet

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 08.01.2020 tarihli ve 2019/1534 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

I. Şikâyetçi ... Vekili ve Şikâyetçi Sağlık Bakanlığı Vekilinin Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteminin, İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne istinaden Kurum lehine hükmedilen vekâlet ücreti yönünden, Bölge Adliye Mahkemesince "Sanığın mahkumiyetine karar verilen Resmi Belgede Sahtecilik suçu yönünden SGK'nın suçtan zarar görme ihtimali bulunmadığı ve bu suç açısından davaya katılma hakkı bulunmadığından sanık ... yönünden SGK lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına," şeklinde verilen karara münhasır olduğunun tespitiyle yapılan inceleme neticesinde;
Adı geçen Kurumların, mezkûr suçtan doğrudan zarar görmediği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 ve devamı maddeleri uyarınca bahse konu suçtan açılan kamu davasına katılma haklarının ve aynı Kanun’un 260/1 maddesi gereği bu suçtan verilen kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi ... vekili ve şikâyetçi Sağlık Bakanlığı vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1 maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık ...'in Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2018 tarihli ve 2018/74 Esas, 2018/405 Karar sayılı ilâmı ile sanığın mahkûmiyetine dair hükmün, sadece şikâyetçi T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından istinaf edildiği, hükme karşı başkaca istinaf başvurusunun bulunmadığı belirlenmekle;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan belgede sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi hâlinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi hâlinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği, “mağdur” kavramı, suçun konusunun ait olduğu kişi ya da kişiler olarak "suçtan zarar görme" kavramı ise gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulu gerek Dairemiz kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hâli" olarak yorumlanıp uygulandığında resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu dikkate alınarak şikâyetçi T.C. Sağlık Bakanlığının atılı suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği, bu itibarla yukarıdaki kabule göre suçtan zarar gören sıfatının, dolayısıyla da 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddeleri uyarınca kamu davasına katılma ve aynı Kanun'un 260/1 maddesi gereği hükme karşı kanun yollarına başvurma hak ve yetkisinin bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükme karşı kanun yoluna başvuru hakkı sağlamayacağı gözetildiğinde,
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme karşı şikâyetçi T.C. Sağlık Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 279/1-(b) maddesi uyarınca sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken dosyanın esasına girilerek hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, başkaca yönleri incelenmeyen Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi kararına karşı sanığın temyiz istemi açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.04.2025 tarihinde karar verildi.