HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/135 Esas 2014/204 Karar sayılı ilamının “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde koşullarının oluşması durumunda,
“davanın düşmesi” seçeneğine de yer verilmesi nedeniyle; yine sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/627 Esas, 2013/174 Karar sayılı ilamının "dolandırıcılık'' suçuna ilişkin olduğu, 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253/1-b maddesine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 157. maddesinde tanımı yapılan dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle, tekerrüre esas alınan bu ilamlarla ilgili olarak yasal değişiklikler sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılarak, yapılmadı ise yapılmasının sağlanarak sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Suçtan elde edildiği sabit olan paranın 5237 sayılı TCK'nın 55/1. maddesi gereğince müsaderesine yerine, 5237 sayılı TCK'nın 54/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın ve durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1. Hüküm fıkrasının, kazanç müsaderesine ilişkin 2 numaralı kısmının (b) başlıklı paragrafında yer alan "54/1." ibaresi çıkartılarak yerine "55/1." ibaresinin yazılması,
2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı
Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanıklar hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
09.04.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.