SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Beraat
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, 24.03.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle hükmün, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II. Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Sanığın, Suudi Arabistan'da ... Ticaret Şirketini kurduğu, ancak ülke mevzuatı gereği yabancı kişi olarak şirket sahibi olmayacağından, resmiyette şirketin sahibi ve yetkilisi olarak görünen Suudi Arabistan vatandaşı bir kişinin kefaletiyle resmiyette işçi olarak gözüktüğü, 1992 yılında da katılanı kendi şirketinde çalıştırmak üzere Suudi Arabistan'a götürdüğü, katılanın 2003 yılına kadar sanığın gayriresmi olarak sahibi olduğu şirkette şoför olarak çalıştığı ve ülke mevzuatı gereği bu ülkede çalışabilmek için şirketin resmi sahibi olarak görünen Suudi Arabistan vatandaşı ...'a 1998-1999 yılları arasında, imzalı, parmak izli, fotoğraflı ve ... Ticaret Şirketi antetli boş bir belge verdiği, sanığın bir şekilde bu boş belgeyi ele geçirip onu 1.400.000,00 ABD Doları bedelli bono hâline getirerek Konya 2. İcra Müdürlüğünün 2013/9634 sayılı sırasında 11.11.2013 tarihinde icra takibine koyduğu anlaşılmakla sanık hakkında açılan kamu davasında her ne kadar Mahkemece suça konu belgedeki imza ve parmak izinin katılan ...'e ait olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki mahiyet arz ettiği gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiş ise de;
Belgenin düzenlenme tarihinin 23.11.2009, ödeme tarihinin ise 15.11.2012 olarak tanzim edilmesi, dava dosyasında mevcut .... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim olunan Uzmanlık Raporu'nda; "... belgenin düzenlenme tarihinin "2009" yılına ait olmasına karşın, belgenin matbu kısımlarının bulunduğu sol üst bölümdeki tarih hanesinde "Date/19" ibaresinin basılı bulunduğu görülmüş, söz konusu belgenin "2000" yılından önce basılmış bir belge olduğu müşahade edilmiştir.
... tetkike konu belge üzerindeki imzanın evvelce boş bir belge olarak imzalanarak imzanın üst kısmında yer alan yazı kısımlarının bilahare belge üzerine bilgisayar yazıcısı kullanılarak basılması suretiyle, orijinal bir imza üzerine sahte olarak bono tanzim edilmiş olması mümkün ve muhtemel olarak değerlendirilmiş ise de kati bulgular tespit edilememiş olduğundan ileri derecede kanaat beyanında bulunmak mümkün olmamıştır."
Şeklinde görüş beyan edilmesi,
Tüm tanıkların katılan beyanı ile uyumlu anlatımları ile taraflar arasında ticari bir ilişkinin olmadığını beyan etmeleri, suça konu belgede katılana ait olduğu belirtilen adresin senedin düzenlenme tarihinde mevcut olmadığının ve katılanın bu adrese 2012 yılında yerleştiğinin anlaşılması karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi amacıyla öncelikle katılanın suça konu belgenin düzenlendiği tarihlerdeki ekonomik gücü araştırılıp senette yazılı miktarda ticari potansiyeli ve iş hacminin olup olamayacağı belirlendikten sonra Mahkemeyi, sanık ile katılan arasında ticari bulunduğu kanaatine götüren "... ... San ve Tic.Ltd.Şti" ile "...." arasındaki ilişkiyi gösterir faturaların sanık ile katılan arasındaki ticari ilişki sebebiyle düzenlenip düzenlenmedikleri hususunda gerektiğinde adı geçenlerin ticari defterleri de temin edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle elde edilen delillerin sonucuna göre suçun sübutu halinde suç vasfının TCK'nın 158/1-d kapsamında dolandırıcılık suçunu oluşturacağı da gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerekirken eksik inceleme neticesinde yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.