İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, CMK 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; kazanın oluşumuna ilişkin maddi gerçekliğin tam açıklık kazanmadığına, hükmün tam ispat edilmemiş bulgulara ve varsayımlara dayandırıldığına, 22.11.2018 tarihli celsede katılan taraf olarak tarafsız tanık isminin bildirilmesine ve dinlenmesinin istenilmesine rağmen yeterli gerekçe olmaksızın red edildiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.

1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 07/07/2017 günü saat 12.30 sıralarında sanık ...'ın sevk ve idaresindeki audi marka otomobil ile meskun mahal dışında gündüz vakti iki yönlü karayolunda Isparta istikametinden Antalya yönüne seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde aracının ön kısımları ile karşı istikametten gelen mağdur ...'nün idaresindeki opel marka otomobilinin sol ön kısımlarının çarpışmaları neticesinde ... ile ...'nün öldükleri, kaza tespit tutanağında çarpışma noktasının sanığın şeridi içinde işaretlendiği, tutanakta ölen ...'nün aksine işaret bulunmadıkça şerit değiştirmeden gireceği şeritte araçların emniyetli geçişlerini beklemek kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, sanığın kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, olay yeri inceleme raporunda ölenin idaresindeki opel marka aracın Isparta istikametine seyir halinde iken karşı şeride geçmek sureti ile sanığın aracının sol ön tarafından çarpması sonucu kazanın meydana gelebileceğinin değerlendirildiği, 08/03/2018 tarihli İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporunda sanık sürücünün idaresindeki aracıyla olay mahalline geldiğinde seyir şeridine giren araçla karıştığı kazanın meydana gelmesinde atfı kabil kusuru bulunmadığının belirtildiği, tanık ...'in soruşturma aşmasında alınan beyanında ; olay günü motosikleti ile Isparta ilinden Antalya iline seyir halinde olduğunu, Audi marka bir aracın kendisini solladığını, Antalya istikametinden Isparta istikametine gelen gri renkli ... marka aracın selektör yapmaya başladığını, bu sırada ... marka aracın halen kendi şeridine girmediğini, bu sırada selektör yapan gri renkli araç ile çarpıştıklarını, kazanın meydana geldiği yerin opel marka aracın şeridi olduğunu, kazanın olmasına sebep olan beyaz renkli ... araç sürücüsünün sollama yaptığı tırı geçtikten sonra şeridine girmemesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini belirttiği, yargılama sırasında da benzer anlatımlar da bulunarak,olayı görmesine rağmen durmayarak yola devam ettiğini,olaydan üç ay sonra ifade vererek tanıklık yapmasının nedeninin ise kazadan sonraki olay yerini çekip canlı yayın ile sosyal paylaşım sitesinde paylaştığı ve bunu ölenlerin ailesinin görmesi üzerine tanıklık yapmasını istemeleri olduğunu beyan ettiği, İstanbul Trafik İhtisas Dairesince kaza tespit tutanağını ve tanık beyanını ayrı ayrı esas alan 24/05/2018 tarihli ek raporda ilk durumda sanığın kusursuz, ölen sürücünün ise asli derecede kusurlu olduğu, ikinci durumda sanığın asli derecede kusurlu, ölen sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece tüm dosya kapsamından; ölen sürücünün idaresinde olan aracın karşı yönden gelen sanığın idaresinde bulunan aracın bulunduğu şeride girerek çarpışmanın meydana geldiği, her ne kadar tanık sıfatıyla beyanına başvurulan ..., kazanın opel marka aracın şeridinde meydana geldiğini beyan etmiş ise de; olay tarihi ve tanığın beyanının tarihi arasında geçen zaman dilimi,tanığın olayı gördüğünü ancak durmayarak yola devam ettiğini belirtmesi, 10/7/2017 tarihli olay yeri inceleme raporu içeriği, 07/07/2017 tarihli kaza tespit tutanağı içeriği ve olay sonrası olay yerini gösterir kamera kaydından anlaşıldığı üzere, sol ön taraftaki hasarın daha ağır oluşu ve buranın içe doğru çökmesi nedeniyle muhtemel çarpma noktasının sol ön taraf olduğu yine audi marka aracın sol ön tarafında içe doğru çökme ve daha ağır hasar olduğu bu sebeple muhtemel çarpma noktasının sol ön taraf olduğu, fren izi tespit edilememiş ise de; audi marka aracın bulunduğu şeritte kazınma izi, araç parçaları ayrıca yağ lekelerinin bulunduğu ve araçların çarpma noktasının sanığın sevk ve idaresinde olan audi marka aracın seyir halinde bulunduğu şeritte olduğunun kabulü gerektiği, tanık ...'nin dosya kapsamıyla çelişen hiç bir suretle doğrulanmayan ve desteklenmeyen beyanlarına itibar edilmeyerek sanık sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması nedeniyle CMK 223/2-c bendi uyarınca beraatına karar verildiği anlaşılmıştır.

2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yapılan yargılama ve incelenen dosya kapsamına göre;
07/07/2017 günü saat 12.30 sıralarında sanık ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında gündüz vakti iki yönlü karayolunda Isparta istikametinden Antalya yönüne seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde aracının ön kısımları ile karşı istikametten gelen mağdur ...'nün idaresindeki otomobilinin sol ön kısımlarının çarpışmaları neticesinde ... ile ...'nün öldükleri olay ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince, katılanlar vekilinin 21.11.2018 tarihli dilekçesinde isim ve iletişim bilgilerini verdiği olay ile ilgili görgüye dayalı beyanı olduğunu bildirdiği tanık...'ın dinlenmesine yönelik taleplerinin mevcut delil durumu, olay yeri görüntüleri ve kaza tespit raporu da dikkate alındığında sonuca bir etkisi olmayacağı kanaati ile reddine karar verilip tanık ...'in kazanın ölen aracın seyir şeridi içinde olduğuna ve diğer beyanlarına itibar edilmeyerek kazanın ölen sürücünün şerit ihlali yapması nedeniyle meydana geldiği ve sanığın kusursuz olduğunun kabulü ile beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; Katılan vekilinin temyiz sebebi olarak ileri sürdüğü tanık dinlenmesi talebinin hem ilk derece mahkemesi duruşmasında yazılı ve sözlü olarak hem de Bölge Adliye Mahkemesine yazılan istinaf dilekçesinde açıkça belirtilmesine, 5271 sayılı CMK'nın 206 maddesinde delillerin ne şekilde ortaya konulup reddedilebileceği yönündeki kanuni düzenlemeye ve özellikle birbiriyle çelişkili iki ayrı taraf tanık ifadesi bulunmasına rağmen maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi ve olayın etraflıca aydınlatılması bakımından, ismi ve iletişim bilgisi bildirilen...'ın mahkemece usulünce tanık olarak celbedilerek dinlenilmesi ve kazanın oluşuna ilişkin beyanları alındıktan sonra sanığın meydana gelen kazada kusuru olup olmadığının ve hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek, talebin yetersiz gerekçe ile reddedilerek eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.