SUÇTAN ZARAR GÖREN: Gümrük İdaresi

Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, her ne kadar sanık 03.12.2014 tarihinde SEGBİS yoluyla tefhim edilen kararı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulu Kanun’un 310/1. fıkrasında öngörülen 1 haftalık süre geçtikten sonra temyiz etmiş ise de, sanığa tefhim edilen kararda yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi ve ayrıca tebliğden itibaren yazılmak suretiyle cezaevinde hükümlü bulunan sanığın yanıltıldığı kabul edilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Sanığın savunması, ele geçen sigaraların miktarı itibarıyla kişisel kullanım kapsamında kalması, sigaraların ele geçiriliş şekli itibarıyla satışa arz edildiğine ya da sanığın ticari amaçla bulundurduğuna dair dosyada herhangi bir delil bulunmaması karşısında sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,

2.Suç tarihi ve suça konu eşyanın niteliği itibarıyla uygulanması gereken 5607 sayılı Kanun kapsamında TAPDK’nin davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin davaya katılmasına karar verilerek lehine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,

3.Suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresinin, davadan haberdar edilmeksizin ve yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanığın ve suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,09.04.2025 tarihinde karar verildi.