Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...O. adına ... ... Başkanlığı Gemi sicilinde ... no ile kayıtlı olan geminin İşleticisinin ... ... Denizcilik Hizmetleri Ltd. Şti. nezdinde gemi adamı-yiyecek içecek görevlisi olarak 13.02.2013-30.05.2013 tarihlerinde çalıştığını, belirli süreli ... sözleşmesi ile istihdam edilmekte iken, başka personel ile arasında yaşanılan sorun nedeniyle ve kendisinin yerine başkasını çalıştırma niyeti gizlenerek gemiden inmeye zorlandığını, ... sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle hak kazanılan bakiye süre ücretinin ödenmemesi gerekçesiyle davalılar hakkında takip başlatıldığını, ancak itiraz edildiğini; ayrıca işyerinde günlk 12 saat, haftanın 7 günü çalışma yapılmasına rağmen, hak kazanılan fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek davalılar hakkında yürütülen takibe ileri sürülen itirazın iptali ile haksız itiraz nedeniyle inkar tazminatına mahkum edilmesine, ödenmeyen fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ...O. vekili, diğer davalı şirketin yalnızca geminin adına kayıtlı olduğu bir iktisadi teşekkül olduğunu, geminin işletmesinin ... şirketi ve ... ... Denizcilik Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından yürütüldüğünü, dava konusu işin Deniz ... Kanunu kapsamında olup kanunda asıl işveren -alt işveren ayrımı yapılmadığını, işçi İşveren ilişkisinden kaynaklı bu davada kendilerinin taraf sıfatı bulunmadığım, itirazın iptali davalarında icra dosyası kapsamı dışına çıkılarak hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, davacının icra takibinde fazla mesai talep etmediğinden talebini artırarak fazla mesai talebinde bulunmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının iddialarını kabul etmediklerini, ... sözleşmesinin davacının davranışları nedeni ile haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ... Denizcilik Hizmetleri Ltd. Şti. vekili, davacının ... sözleşmesinin gemi doktoruna karşı gerçekleştirdiği cinsel taciz boyutundaki davranışları nedeni ile haklı nedenle feshedildiğini, bu sbeeple davacının bakiye süre ücretine hak kazanamayacağını, davacının fazla mesai talebinin de haksız olduğunu, ... sözleşmesinde tüm istihkakların açıkça belirtildiğini ve tüm ödemelerin davacı tarafa yapıldığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar süresi içerisinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

6100 sayılı Kanun'un 297/2. maddesinde “(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Somut olayda, dava dilekçesi içeriği ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalılar aleyhine ... 22. İcra Müdürlüğünün 2014/6492 Esas numaralı dosyası ile takip başlattığı, dosya ekinde yer alan ... 22. İcra Müdürlüğünün 2014/6492 Esas numaralı dosyasındaki takip talebinde davacının 8.000 $ Asıl alacak ve 2,63 $ işlemiş faiz alacağı talebinde bulunduğu, davacının alacağın mahiyetini “GEMİ ADAMI YİYECEK İÇECEK GÖREVLİSİ-CATERING OFFİCER, günlük 120$ üzerinden 13.02.2013-30.05.2013 = 106 gün =12720 $ alacaktan Dolar yerine TL ödenen 10.037 TL karşılığı =4.700$ = 8.000 $ abd Ücret alacağı” olarak belirttiği, takip konusu alacağın, belirli süreli ... sözleşmesinden doğan bakiye süre ücret alacağı talebine ilişkin olduğu; işbu dava dilekçesinde de bahse konu takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve haksız itiraz nedeniyle davalılar hakkında icra inkar tazminatına karar verilmesinin yanı sıra, fazla çalışma ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının da ayrı ayrı miktarlandırılmak suretiyle alacak davası olarak talep edildiği görülmüştür. Hal böyle olmakla birlikte; yerel mahkemece, davalıların ... 22. İcra Müdürlüğü'nün 2014/6492 esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptaline karar verilmekle birlikte takibin fazla mesai alacağı yönünden ıslah dilekçesi ile arttrılan miktar üzerinden %30 hakkaniyet indirimi yapılarak 2.447,20 TL üzerinden devamına, davacının icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı ile hafta tatili alacağı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Ancak işbu dava, ... 22. İcra Müdürlüğünün 2014/6492 Esas numaralı dosyası ile davalıya karşı yürütülen bakiye süre ücret alacağı ve faizine ilişkin takibe itirazın iptali ve fazla çalışma ile hafta tatili ücret alacakları yönünden de tahsil talepli alacak davası olduğundan, bu hususun gözden kaçırılarak yanılgılı değerlendirme ile mahkemece, “Davalıların ... 22. İcra Müdürlüğü'nün 2014/6492 esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin fazla mesai alacağı yönünden %30 hakkaniyet indirimi yapılarak 2.447,20 TL'nin icra takibinini başlangıç tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek tahsiline şeklinde icra takibinin devamına,” denmek suretiyle, takip konusu bakiye süre ücreti alacağı hakkında olumlu ve olumsuz bir karar verilmeksizin; ayrıca fazla çalışma ücreti alacağı için davalıya karşı yürütülen bir takip ve davalı tarafça bu takibe yapılan itiraz varmış gibi hüküm kurulması hatalı olmuştur. Diğer bir deyişle, yukarıda da ifade edildiği gibi, davacı tarafça fazla çalışma ücreti alacağı, davalıya karşı yürütülen ... 22. İcra Müdürlüğünün 2014/6492 Esas numaralı dosyasındaki takibe konu olmayıp; ayrıca miktarlandırılarak tahsil talepli alacak davası olarak talep edildiğinden bu hususun gözden kaçırılması ve takip konusu olan bakiye süre ücret alacağı ve faizine ilişkin herhangi bir karar verilmeksizin hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan davacının dava dilekçesinde icra inkar tazminatına ilişkin talebi olmakla beraber; usulüne uygun miktarlandırdığı kötü niyet tazminatına ilişkin herhangi bir talebi de bulunmadığı, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı alacaklarının mahiyetleri itibariyle birbirlerinden farklı nitelikte bulundukları; tüm bu hususlara dikkat edilmeksizin, mahkemece, kötü niyet tazminatı konusunda usulüne uygun açılmış bir dava varmışcasına davacının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Mahkeme hükmünün belirtilen sebeplerle, 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesi uyarınca hatalı olduğu anlaşılmakla kararın bozulması gerekmiştir.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 23.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.