SUÇLAR: Tehdit, hakaret
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
A) Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi, sanığın mağdura yönelik tehdit ve hakaret içerikli sözler söylediğine dair olay hakkında görgüye dayalı bilgisi bulunan bir tanığın bulunmaması ve 12/08/2015 tarihli icraya konu aracın çekilemediğine dair tutanakta da bu olay esnasında gerçekleştiği iddia edilen tehdit ve hakaret iddialarına ilişkin bir kaydın bulunmaması karşısında; mağdur ...'in beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulması,
B) Kabule göre de;
1) Tehdit suçu yönünden;
Sanık ...'nin sarf ettiği kabul edilen tehdit sözlerinin aracın haczedilmesini önlemek ve görevi yapmaya engel olmak amacıyla söylenip söylenmediği, bu kapsamda eylemin TCK'nın 265/2. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususu tartışılmadan sanığın tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
2) Hakaret suçu yönünden;
a) İcra takibine konu olduğu anlaşılan aracın yakalandığı otomobil tamircisinde meydana gelen olayda; öncelikle suçun işlendiği yerin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve aleniyet ögesinin oluşup oluşmadığının tespiti ile sonucuna göre TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b) Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda, 5237 sayılı TCK'nın 58/3. maddesi uyarınca hapis cezasına hükmolunduktan sonra bu cezanın ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği gözetilmeyerek, aynı Kanunun 50/2. maddesine aykırı davranılarak adli para cezasına çevrilmesi,
3) Eylemin tehdit suçunu oluşturduğu ve aleniyet unsurunun uygulama alanı bulmayacağının kabul edilmesi halinde;
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.