SUÇLAR: Tehdit, hakaret, kasten yaralama

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A) Kasten yaralama suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Sanığa yükletilen kasten yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Mahkemece sanık ...'nın elinde silahtan sayılan şiş olduğu halde mağdur ...'ı yaralamaya teşebbüs ettiğinin kabul edilmesine karşın hakkında TCK'nın 86/3-e maddesinde düzenlenen artırım uygulanmamış ise de; aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanık ...'nın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B) Tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren, 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik CMK'nın 253. maddesinin maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağının hüküm altına alındığı, somut olayda TCK'nın 86/2-3(e) maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun mağduru ..., tehdit ve hakaret suçlarının mağduru ise ... olmakla bu suçların aynı mağdura karşı işlenmemeleri nedeniyle anılan Kanun hükümleri ile değişik CMK’nın 253/3. maddesinin uygulama alanı bulmayacağı ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçu uzlaştırma kapsamına alınmış, yine sanığa isnat edilen TCK'nın 125/1. maddesi kapsamındaki hakaret suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Hakaret suçu yönünden;
a) Emniyet görevlileri tarafından tutulan olay tarihli tutanakta tarafların birbirlerine sözlü ve fiili saldırıda bulunduklarının belirtilmesi ve tutanak düzenleyicileri tanıklar ... ve ...'un mahkemede; iki tarafın da birbirlerine karşılıklı hakaret ettiğini beyan etmeleri karşısında; hakaret suçunda haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş ise de, özel hüküm olan ve daha lehe düzenleme içeren TCK'nın 129. maddesi yerine genel tahrik kurumuna ilişkin aynı Kanunun 29. maddesinin uygulanması,
b) Hakaret suçunun aleni bir yer olan sokakta işlenmesine rağmen TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı sanık ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken (2-b) nolu bozma yönünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.