Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili işçinin 01.03.1992-30.....1997 tarihleri arasında davalılardan ... Tanıtım ve Halkla İlişkiler A.Ş.'de satış uzmanı olarak çalıştığını, bu tarihten sonra 01.07.1997 tarihinden itibaren diğer davalı ... A. Ş.'de satış müfettişi sıfatı ile çalışmasını sürdürdüğünü ve ... sözleşmesinin 02.03.2005 tarihinde feshedildiğini, her iki davalı şirket arasında organik bağ bulunduğunu, müvekkilinin ... sözleşmesinin fesih tarihinde yalnızca davalılardan ... A. Ş. nezdinde geçen 01.07.1997-02.03.2005 arasındaki çalışma dönemi için kıdem tazminatı ve diğer yasal hakları ödenmiş ise de müvekkilinin her iki şirketteki çalışmalarının birbirinin devamı olduğunu, kıdem tazminatının eksik ödendiğini, davalı ... A. Ş.'de geçen çalışma dönemi için yıllık izinlerini kullanmamasına rağmen yıllık izin ücret alacağının ödenmediğini, davalı ... A. Ş. döneminde geçen çalışmasına ilişkin fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin ödenmediğini beyanla, fark kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili, her iki müvekkili davalı şirket arasında organik bağ bulunmadığını, iki şirketin de birbirinden ayrı tüzel kişiliklere sahip olduğunu, ortakları, yöneticileri ve adreslerinin de farklı olduğunu, davacının ... A.Ş. dönemindeki çalışmasının istifa ile sona erdiğini, davalı ... dönemindeki çalışmasının sonlandırılmasında hak ettiği alacakların ödendiğini, davacı işçinin görevi gereği çalışma saatlerini kendi belirlediğini, bu sebeple fazla mesai ücret alacağını da talep edemeyeceğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalılar arasında organik bağ bulunduğu, alacaklara esas çalışma süresinin her iki şirkette geçen toplam çalışma süresi olarak esas alınması gerektiği gerekçesiyle, fark kıdem tazminatı ve fazla
çalışma alacakları yönünden davanın kısmen kabulüne, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili ve davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fark kıdem tazminatından davalı şirketlerin birlikte sorumluluğu ve fazla çalışma ücretlerine hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Somut olayda, davacı işçi, 01.03.1992-30.....1997 tarihleri arasında, davalı ...bünyesinde çalıştıktan sonra, aralıksız şekilde 01.07.1997-21.03.2005 tarihleri arasında davalı ... A. Ş. bünyesinde çalıştığı, ... sözleşmesinin davalı ... A. Ş. tarafından kıdem tazminatı ödenmesini hak edecek şekilde sonlandırıldığı, davacı işçiye ... sözleşmesinin sonlandırılmasında toplam 33.733,18 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Ticari sicil kayıtları ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, her iki davalı şirket arasında organik bağ bulunduğu iddiası, davacı tarafça kuşkuya yer vermeyecek şekilde kanıtlanmış değildir. Öte yandan, davacının her iki şirket bünyesinde geçen toplam çalışmasının aralıksız olması ve özellikle davalılar vekilinin, havalesiz 08.12.2009 tarihli dilekçesi içeriğindeki beyanlarının, davacıya yapılan 33.733,18 TL'lik ödeme kapsamındaki alacak kalemleri hesabında her iki şirket bünyesinde geçen çalışma süreleri toplamının esas alındığı sonucunu göstermesi nazara alındığında, davalı şirketler arasında, ... sözleşmesi devri yapıldığının kabulü ile sonuca gidilmesi dosya kapsamına uygun düşecektir. Bu durumda, 4857 sayılı ... Kanunu'nun 120. maddesi uyarınca yürürlüğü devam eden 1475 sayılı Kanunu'nun 14. maddesine göre, işçinin kıdemi her iki işveren bünyesinde geçen çalışma süreleri toplamı esas alınarak hesaplanması, devreden işverenle devralan işveren birlikte sorumlu olmakla birlikte, ... sözleşmesini devreden işverenin kıdem tazminatından sorumluluğunun, işçiyi çalıştırdığı sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlı tutulması gereklidir. Anılan sebeple, hükmedilen fark kıdem tazminatından, davalı ... A. Ş.'nin sorumluluğunun, işçiyi çalıştırdığı süreyle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlı tutulması gerekirken, yazılı şekilde, tüm miktardan sorumlu tutulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, davacı işçi, davalı ... A.Ş. döneminde geçen çalışmasına ilişkin fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini iddia etmiştir. Dosya kapsamına göre, davacı işçinin, satış temsilcisi ve en son satış müfettişliği görevleriyle çalıştığı, işin niteliğine göre, davacının çalışma gün saatlerini kendisinin düzenlemede inisiyatif sahibi olduğu, çalışmasının çoğunluğunu işyeri dışında işverenin denetim ve gözetimine tabi olmaksızın geçirdiği, aksini gösteren işveren tarafından davacıya talimat veya emir verildiğine dair dosyada kayıt ve belge bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde, davacı işçi tarafından fazla çalışma yapıldığı kanıtlanmış değildir. Anılan sebeple fazla çalışma ücret alacağının reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.