SUÇLAR: Tehdit, hakaret, kasten yaralama

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1- Tüm suçlar yönünden;
Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi karşısında; savunmasında adı geçen ve olay günü yanında olduğunu beyan ettiği ... isimli kişinin tanık sıfatıyla dinlenip olaya ilişkin bilgi ve görgüsü tespit edildikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,

2- Kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Sanığın, olay yerinde katılanlar ... ve ...'a doğru taş atmaya başladığı, attığı taşlardan birinin katılan ...'in sol bileğine isabet ederek basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı ve taş attığı sırada da her iki katılana hitaben "sizi öldüreceğim" diyerek tehdit ettiği şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eylemlerinde; katılan ...'ye doğru taş atma eyleminin silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturduğu, tehdit içeren sözlerin de yaralama eylemlerinin irade açıklaması niteliğinde olduğu, her iki katılana yönelik eylemlerinin bütün halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu ve katılan ...'e yönelik TCK'nın 86/2-3-e, katılan ...'ye karşı da 86/2-3-e, 35 maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrıca her iki katılana yönelik tehdit suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması,

3- Kabule göre de, tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümler yönünden;
İncelemeye konu dosyadaki iddianamenin 15/09/2015 tarihinde düzenlenmiş olması, tarafları aynı olan ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/12/2015 tarihli, 2015/164 esas ve 2014/362 karar sayılı ilamına konu tehdit ve hakaret suçlarına ilişkin davadaki suç tarihinin ise, iddianame tanziminden önce 20/07/2015 tarihi olması karşısında; her iki dosyanın iddianame tarihleri ve suç tarihleri gözetilerek, eylemlerin TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç kapsamında kalıp kalmayacağı tartışılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.