Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, ... sözleşmesinin işverence haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava açıldıktan sonra 30.01.2012 tarihinde davacıya işe başlaması hususunda ihtarname gönderildiğini, davacının cevabi ihtarnamesinde çalışma katının değiştirilmesi gerekçesi ile işe başlamayacağını beyan ettiğini ileri sürerek, işe iade talebinde samimi olmayan davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davalı işveren tarafından dava açıldıktan sonra davacı işe davet edildiğinden, ... sözleşmesinin haksız veya geçersiz olarak feshedildiğinin işverenin kabulünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre ; davacı işçinin ... sözleşmesinin 09.12.2011 tarihinde davalı işverence feshedildiği, dava açıldıktan sonra işverence 30.01.2012 ve 17.02.2012 tarihli noter ihtarnameleri ile işe başlaması istendiği halde davacının haklı bir neden olmadan işbaşı yapmadığı anlaşılmaktadır.
4857 sayılı ... Kanunu’nun 18 ve devamı maddelerinde belirtilen ... güvencesi hükümlerinin amacı, işverenin ... sözleşmesini meşru ve makul görülebilecek bir sebep olmaksızın keyfi olarak sona erdirmesinin engellenmesi, dolayısıyla ... ilişkisinde sürekliliğin sağlanmasıdır. Sözü edilen düzenlemeler, işverene emredici kurallarla bir takım yükümlülükler getirmekle birlikte, işçinin de kanunun bu korumasından yararlanması için dürüstlük kurallarına uygun davranması gerekir. Başka bir anlatımla ... ilişkisinde sürekliliğin sağlanması noktasında işçi de dürüstlük kurallarına uygun olarak kendisinden beklenen davranışları ortaya koymalıdır. Bu sebeple, feshin geçersizliğine karar verilmesi istemi ile açılan davada hedef işe başlatılma olmalıdır.
Somut olayda, davalı işveren fesihten sonra davacıya işe başlaması için çağrıda bulunmasına rağmen, davacı işçi fesih öncesinde 3. katta ofis asistanı olarak çalışmakta iken, işe davet üzerine ... yerine gittiğinde sekreter olarak 2. katta işe başlatılacağının bildirildiğini ve bu değişikliğin idari müdür yardımcısı olan...'ın kendisini görmek istememesinden kaynaklandığının beyan edildiğini, çalışma koşullarının değiştirildiğini ve hakaretamiz davranışlarda bulunulunduğunu ileri sürerek bu davete icabet etmemiştir. Davacıya işe başlaması için yapılan çağrılarda; eski işine çalışma koşulları aynen sağlanmak üzere başlatılacağı, boşta geçen süreye ilişkin ücretlerinin ödeneceği sekreterya katının yönetim tarafından alınan bir kararla bir alt kata taşındığı, bu değişikliğin şahsı ile bir ilgisi bulunmadığı ve davacıya karşı bir başka çalışanın keyfi ve rencide edici bir davranışta bulunmasına izin verilmeyeceği bildirilmiştir. Davacı çalışma koşullarının aleyhe esaslı şekilde değiştirildiğini ve işe davete icabet ettiğinde hakarete varan davranışlara maruz kaldığına ilişkin delil ibraz etmemiştir. Davacının işe iade talebinde samimi olmadığı ve davete rağmen işe başlamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda işverence yapılan fesih, 4857 sayılı ... Kanunu'nun 21/5. maddesine göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle 4857 sayılı Kanun'un 20/3.maddesi uyarınca bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 25.12.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.