Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2018/303 Esas, 2018/693 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı TCK'nin 204/1,62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/104 Esas, 2019/8507 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nin 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı TCK'nin 32/1 ve 57/1. maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ve yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, süresi ve sınırı belirsiz şekilde güvenlik tebbiri uygulanmasına karar verildiğine ilişkindir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit olan ancak akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığı ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olduğu tespit edilen sanık hakkında verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/104 Esas, 2019/8507 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nin 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nin 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nin 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.04.2025 tarihinde karar verildi.