Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının, davalı ise ihbar tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, asıl davanın kabulune, karşı davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçi fazla çalışma ücreti isteğinde bulunmuş, mahkemece işçinin haftalık ortalama yirmisekiz saat fazla mesai yaptığı varsayılarak isteğin kabulüne karar verilmiştir. Dosyada fazla çalışmayı kanıtlayan yazılı bir delil bulunmamaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen bu alacakların ödendiği varsayılır. Bordroda bu bölümlerin boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi fazla çalışması yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Bu çalışmaların ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir.
İşin veya işyerinin niteliği gereği, sürekli olarak çalışılan işyerlerinde, günün (veya haftanın) tüm zamanlarında, aynı günün değişik (birbirini izleyen) zaman dilimlerinde ayrı işçiler grubu çalıştırılması şeklinde yapılan çalışma biçimine vardiyalı çalışma düzeni adı verilir. Vardiyalı çalışmaya ilişkin esaslar, 4857 sayılı ... Kanunu'nun 76. maddesinin 2. fıkrası hükmü uyarınca çıkarılan ‘Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te gösterilmiştir.
Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.04.2006 tarihli ve 2006/9-107 esas 2006/144 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere işçinin yirmidört saat çalıştığı bir çalışma sisteminde dahi günde ondört saatten fazla çalışılması insan takati ve ara dinlenmeler dikkate alındığında mümkün kabul edilmemiştir.
Somut olayda davacının çalıştığı işyerinde dönüşümlü vardiya sistemi uygulanmaktadır. Bir kimsenin günde üç saatten fazla sürede fazla çalışma yapması hayatın olağan akışına aykırıdır. Buna göre yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ve Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak bu işlerden anlayan uzman bir bilirkişiden yeniden rapor alınarak bir karar verilmelidir.
Mahkemece ek bilirkişi raporu alınmalı ve taraflardan rapora karşı diyecekleri sorularak bu yönde usulü işlemler tamamlandıktan sonra bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle hüküm kurulması hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 25.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.