Taraflar arasındaki, kıdem tazimatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... genel tatil, yıllık izin, vergi iade ile ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.12.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı, davalı şirkette ait ... yerinde 01.12.1997 - 04.01.2008 tarihleri arasında çalıştığını, ... yerinde fazla mesai yapmasına, hafta tatillerinde ve ulusal ... genel tatil günlerinde çalışmasına rağmen, bu çalışma karşılığı ücret alacaklarının ödenmediğini, sigorta primlerinin gerçek ücreti üzerinden yatırılmadığını, 2007 yılı Ekim, Kasım, Aralık ayı ücretlerine ilişkin ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle ile ... sözleşmesini 4857 sayılı ... Kanunu'nun 24. maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendine dayanarak haklı feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının fesih tarihi itibari ile ... – Delice şantiyesinde çalıştığını, davalı şirketin merkezinin ise ...'da olduğunu, davanın, işçinin son çalıştığı yer mahkemesi olan ... 'de açılması gerektiğini belirterek yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının ağırlıklı olarak çalıştığı ... yerinin Bafra olması sebebi davalının yetki itirazı reddedilmiş ve davacının ... sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı süresi içerisinde davalı taraf temyiz etmiştir.
Dosya içeriğine göre, yetkili mahkemenin hangi ... mahkemesi olduğu uyuşmazlık konusudur.
5521 sayılı ... Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ... mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın ... Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme geçerli değildir.
... mahkemesinin görevi kapsamında bulunan bir dava, dava tarihinde davalının ikametgâhının bulunduğu veya işçinin işini yaptığı yerdeki ... mahkemesi veya ... davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır.
... Medeni Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca, gerçek kişi yönünden yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturulan yerdir. Gerçek kişi işverenin başka bir yerde yerleşmek niyetiyle oturduğu kanıtlanmadığı takdirde, kural olarak nüfusta kayıtlı olduğu yerin ikametgâh olarak kabulü gerekir. Aynı Kanun'un 49. maddesi gereğince, tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça, işlerinin yönetildiği yerdir.
Yetkili mahkemenin belirlenmesinde önemli olan işin yapıldığı işyeri tanımına, 5521 sayılı Kanun'da yer verilmemiştir. İşyeri, 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir.
Somut olayda, davacının fesih tarihi itibari ile davalı işverene ait ... – Delice şantiyesinde çalıştığı, davacının imzasını taşıyan ücretsiz izin belgeleri içeriği ve davacının ... Delice Şantiyesinde araştırma teknisyeni sıfatı ile imzaladığı bir kısım kontrol evrakı ile sabittir. 5521 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince davacının son çalıştığı ... yerinin bulunduğu yer mahkemesi davaya bakmakta yetkili olduğundan, somut uyuşmazlıkta ... ... Mahkemelerinin yetkili olduğu görülmektedir O halde mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerekir iken yazılı şekilde işin esası incelenerek hüküm kurulması hatalıdır.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma avukatlık parası karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.12.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.