Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın büyük ortağı ve yetkili temsilcisi olduğu... Dış Ticaret ve Limited Şirketini 13.10.2011 tarihinde devraldığı ve bu tarihten, UYAP ortamından yapılan kontrolde ceza infaz kurumuna girdiği belirlenen 16.02.2012 tarihine kadar, yaklaşık 4 aylık süreçte, katılan şirket yetkililerinin muhatap olduklarını belirttikleri ... ya da Mehmet adlı kişi ya da kişilerle birlikte hareket ederek normal bir ticari faaliyet potansiyeli ve çek bedellerini ödeyecek ekonomik imkân ve yeteneğe haiz olmadığı hâlde karşılığının ödenmeyeceğini bildiği ileri vadeli (30.05.2012,15.06.2012,05.07.2012 tarihli) çekler keşide ederek katılan firmadan mal satın aldıkları ve katılan firma tarafından tanzim olunan fatura ve irsaliyeler uyarınca bu malların sanığa ait firmaya teslim edildiği, bu şekilde yapılan ticaretten kısa bir süre sonra şirket merkezinin boşaltıldığının belirlenmesi karşısında sanığın, kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişilerle birlikte hareket ederek, şirket sahibi olmanın verdiği güvenle piyasadan mal temin etmek amacıyla ortaya çıkan davranışlarının dolandırıcılık kastını ortaya koyduğu anlaşılmakla, sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.