Sanık ... hakkında beraat, diğer sanıklar hakkında hükümlülük, sanık ... hakkında erteleme; müsadere, tasfiye, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

I) 5271 sayılı CMK'nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu ve kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek aynı kanunun 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören Gümrük İdaresi’nin katılma talebinin kabulüyle davaya katılmasına, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek anılan kurum vekilinin sanık ... hakkındaki beraat hükmüne ve aracın iadesine hasren temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II) Sanık ... müdafiinin ve sanık ...’ın temyiz talebinin incelenmesinde;

1. Sanıkların eylemi 5607 sayılı Yasanın 3/5.maddesi kapsamında kaldığı halde, mahkemece suç vasfında yanılgıya düşülerek 5607 sayılı Yasanın 3/1. maddesi 2. cümle uyarınca uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,

2. Sanıklar hakkında suça konu kaçak eşyaları “gümrük kapıları dışında yurda sokmak” sebebiyle 5607 sayılı Yasanın 3/1. maddesi 2. cümle kapsamında artırım uygulandığı halde, uygulama maddesi olarak 5607 sayılı Yasanın 3/2. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

3. Sanık ... hakkında 5607 sayılı Yasanın 5/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılması gerekirken “etkin ve de etkili pişmanlık göstermiş olması, sanığın üzerine atılı suçtan dolayı suç ihbarı alındıktan sonra diğer suç ortağı ...’i ihbar etmesi, suçun ortaya çıkmasında, kaçak eşyaların ele geçirilmesinde adalete yardımcı olması, sebebiyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadale Kanunu md. 5/1- 2 inci cümle gereğince cezasının takdiren ve tercihen ½ oranında indirilmesine” karar verilerek fazla ceza tayin edilmesi,

4. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
5. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinde yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesi'nin 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Yasanın geçici 5/1-d bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarih ve 2020/81 E., 2021/4 K. sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, TCK'nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca sanıkların eyleminin “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sanık ... hakkında verilen ve ertelenen hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK’nun 53/1-c bendinde yer alan hak yoksunluklarının sanığın kendi altsoyu dışında kalan kişiler bakımından hükmolunan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

6. Dava konusu kaçak eşyaların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi yerine yazılı şekilde müsadere ve tasfiye kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin ve sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.