Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, manevi tazminat, fazla çalışma ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde şef yardımcısı olarak işe başladığını, ... sözleşmesinin davalı işveren tarafından 29.01.2010 tarihinde feshedildiği belirterek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma çalışmaları karşılığı ücret alacağı ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ... sözleşmesinin müvekkili şirketi zarara uğratması sebebi ile 4857 sayılı ... Kanunu'nun 25/ll-ı maddesi gereğince feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda ... sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosya içeriğine göre davacının 16/03/2004 tarihinden 29/10/2010 tarihine kadar şef yardımcısı olarak davalı şirkette çalıştığı, ... sözleşmesinin davalı şirket tarafından 29.01.2010 tarihli fesih bildirimi ile 4857 sayılı Kanun'un 25/ll-ı maddesi gereğince feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde ücret bordrolarında fazla çalışma ücretlerinin % 50 eksik gösterilerek eksik ödendiği iddiası ile fazla çalışma ücreti isteğinde bulunmuştur. Karara esas alınan hesap raporunda davacının tanık beyanlarına göre tespit edilen haftalık sekiz saatlik fazla çalışma süresinden yapılan fazla çalışma süresinin yarısının ücret bordroları ile
ödendiğinden hareketle haftalık dört saat için fazla çalışma ücreti hesaplanmıştır. Ancak dava dilekçesinden davacının fazla çalışma ücretine yönelik isteğinin işçinin çalıştığı süreden mi yoksa 4857 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca fazla çalışma yüzde elli fazlası ile hesaplanmadığından mı kaynaklandığı anlaşılmamaktadır.
Bu durumda davacının fazla çalışma ücretine yönelik talebi açıklatılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.