Davacı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, prim alacağı, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Davacı, davalıya ait ... yerinde 17/11/2007-30/09/2010 tarihleri arasında saha müdürü olarak çalıştığını, işveren tarafından Mart 2010-Eylül 2010 döneminde bayi sözleşmelerinin yenilenmesi ile ilgili olarak bir proje başlattığını, bu proje kapsamında, işveren tarafından belirlenen sayıdaki bayinin %90 'ı ile sözleşmenin yenilenmesi halinde, saha müdürlerine beş aylık ücretleri tutarında prim ödeneceğinin bildirildiğini, kendisine verilen bu görevi eksiksiz yerine getirmesine rağmen hak kazandığı prim ücretinin ödenmediğini, ayrıca işyerinde fazla mesai yapmasına, hafta tatilleri ile ulusal ... genel tatil günlerinde çalışmasına rağmen bu çalışmalarının karşılığı ücretlerinine ilişkinde ödeme yapılmadığını ileri sürerek, bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının fazla çalışma yapmadığını,hafta tatillerinde ve ulusal ... genel tatil günlerinde çalışmadığını, 01/03/2010-30/09/2010 tarihleri arasında gerçekleşen bayi sözleşmelerinin yenilenmesi çalışmaları nedeni ile prim ödeneceğine dair herhangi bir bildirim yapılmadığını, davacının istifa ederek ... yerinden ayrıldığı 30/09/2010 tarihinden yaklaşık 2 ay sonra alınan karar ile prim ödenmesine başlandığını, bu tarihte davacı ... yerinde çalışmadığından prim alacağı hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının fazla mesai, hafta tatili ve ulusal ... genel tatil günleri çalışma iddiasını tanık beyanları ile ispatladığı, davalı işveren tarafından Mart 2010-Eylül 2010 tarihleri arasındaki dönemde bayi sözleşmelerin yenilenmesi hususunda başlatılan proje için prim ödemesi yaptığının ve davacının anılan dönemde ... yerinde çalıştığının ... olduğu, pirim ödemesinin yapıldığı tarihte davacının işten ayrılmış olması nedeni ile bu ödeme kapsamı dışında tutulmasının haklı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar süresi içerisinde davalı tarafça temyiz etmiştir.
Mahkeme, 13/03/2012 tarihinde tarafların yüzüne karşı tefhim edilen kısa karar 21/03/2012 tarihinde davalı tarafça temyiz edilmiş ancak bu tarihte temyiz harcı yatırılmamıştır. Davalı vekili 29.03.2012 tarihinde temyiz giderleri ve temyiz harcını posta yolu ile ilgili mahkemeye havale etmiştir . Mahkeme 17.04.2012 tarihli ek kararı ile, 21/03/2012 tarihinde temyiz harcı yatırılmamış olması nedeni ile davalı vekilinin

temyiz istemini reddetmiştir. Temyiz isteminin reddine ilişkin verilen ek karar davalı tarafça süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Davalı vekili tefhimden itibaren öngörülen 8 günlük yasal süre içerisinde temyiz dilekçesini temyiz defterine kaydettirmiş olup, harç ve masrafların tamamlanması hususunda davalı tarafa muhtıra çıkarılmamıştır. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 366. maddesinde, istinaf yoluna ilişkin olarak, aynı Kanun'un 344 ile 349. maddelerinde yer alan düzenlemelerin temyiz yolu içinde uygulanacağı düzenlenmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 344 maddesinde masrafların yatırılmaması halinde muhtıra çıkarılmasının zorunlu olduğu belirtildiğinden, mahkemenini ek kararı yerinde değildir. Bu nedenle mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin verdiği 17.04.2012 tarihli ek kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar verildi. Dava dosyası dava ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı ... Kanunu'nun 41 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıdır. İşçiye fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücreti ödenmişse, sadece kalan yüzde elli kısmı ödenir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bayi sözleşmelerinin yenilenmesine ilişkin projenin başlatılmasından önce davacının haftada 10.5 saat fazla çalışma yaptığı, Mart 2010-Eylül 2010 döneminde gerçekleşen bayi sözleşmelerinin yenilenmesi projesi kapsamında ise davacının haftada 18 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiştir. Mahkemece bayi sözleşmesinin yenilenmesine ilişkin proje döneminde gerçekleşen çalışma yönünden, davacıya prim ödemesi yapılması gerektiği kabul edilerek bu prim alacağı ayrıca hüküm altına alınmıştır. Her ne kadar anılan dönemde daha fazla çalışma yapıldığı ... ise de, prim alacağı hesaplanan Mart 2010-Eylül 2010 dönem için davacının fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücretinin bu prim ile ödendiği kabul edilmelidir. Bu durumda anılan dönemde gerçekleşen fazla çalışma için sadece kalan yüzde elli kısmı hesaplanmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsiz olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.