Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalıya ait ... yerinde 01.05.2007-10.07.2009 tarihleri arasında çalıştığını, aylık ücretinin net 900,00 TL olduğunu, ... sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının ... sözleşmesinin devamsızlık haklı nedenine dayanılarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının ... sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı süresi içerisinde davalı taraf temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir .
2-Taraflar arasındaki ... sözleşmesinin kimin tarafından feshedildiği ve feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya içerisinde ibraz edilen Bölge Çalışma Müdürlüğü tutanakları ve sağlık raporların incelenmesinde, davacının 15.04.2009 ... kazası geçirdiği ve bu kazaya bağlı gerçekleşen yaralanması neticesinde 10.07.2009 tarihine kadar raporlu olduğu görülmektedir. Davalı işveren tarafından, ... sözleşmesinin davacının devamsızlığı nedeni ile sona erdirildiği ileri sürülmüş ve bu yönde düzenlenmiş devamsızlık tutanakları ibraz edilmiş ise de, devamsızlık tutanaklarının düzenlendiği tarihte davacının ... kazasına bağlı sağlık sebepleri ile raporlu olduğu sabittir.
4857 sayılı Kanun'un 25 I- son maddesinin (a) alt bendinde, “işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için ... sözleşmesini bildirimsiz fesih ...; belirtilen hallerin işçinin ... yerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar” yönünde düzenleme bulunmaktadır.
Davacının, ... kazası geçirdiği 15.04.2009 tarihine kadar gerçekleşen çalışma süresi yönünden altı haftalık ihbar öneline hak kazandığı, altı haftalık bu ihbar süresine, yasada öngörülen altı haftalık sürenin de eklenmesi sonucunda 08.07.2009 tarihi itibariyle davalı işverenin 25/I- (a) alt bendi gereğince haklı fesih imkanı doğduğu anlaşılmaktadır . Dosya kapsamı ile davacının ... sözleşmesinin işveren tarafından sağlık sebeplerine dayalı olarak 4857 sayılı Kanun'un 25/I- maddesinin (a) alt bendine dayalı olarak feshedildiği sabittir .
İşverenin ... Kanunu'nun 25./I maddesinin (a) alt bendi yönünden gerçekleştirdiği fesih haklı fesih olmayıp, kıdem tazminatı ödemekle yükümlüdür. Ancak, yasa işverene derhal fesih ... tanıdığından, işverenin bildirim sürelerine uyma ve ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, ihbar tazminatı yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
3-Taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık ise işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusundadır.
4857 sayılı ... Kanunu'nda 32 nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir ... karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
... sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. ... sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, ... sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, ... sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı ..., işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı ... bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda; davacı aylık net 900,00 TL ücret aldığını, davalı işveren ise aylık brüt 693.00 TL ücret karşılığı çalıştığını ileri sürmektedir. Davacının ücrete ilişkin iddiasını ispatladığı kanaatine varılmış ise de, davacı bu iddiasını ispat doğrultusunda delil ibraz etmemiştir. Emsal ücret sadece ilgili meslek sendikasından sorulmuştur. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında yapılan emsal ücret araştırması yetersiz olup, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir .
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.12.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.