Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu konumunda bulunduğu ve davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 12.11.2014 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22.06.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 268.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, maluliyet tespiti yapılması gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının %37 oranındaki maluliyeti, 12 ay iyileşme süresi ve davalıya sigortalı araç sürücüsü ...'in %100 kusuru üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı, hatır taşıması nedeniyle %20 oranında ve davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle %20 oranında indirim uygulanmasının uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 218.559,96 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 219.059,96 TL tazminatın 23.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kazaya ilişkin kolluk görevlilerince tanzim edilen kaza tespit tutanağında, aracın kaza esnasında sürücüsünün davacı ... olduğunun tespit edildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... esas sayılı soruşturma dosyasında bulunan 12.11.2014 tarihli kolluk fezlekesi tutanağına göre de aracın sürücüsünün, sürücü belgesi bulunmayan davacı ... olduğunun tespit edildiği ve yine hastane raporlarından kaza sırasında davacının alkollü olduğunun anlaşıldığı, her kadar dosyada tanık olarak dinlenen ... olayın gerçekleşmesinden 3 gün sonra 15.11.2014 tarihinde kolluk önünde verdiği beyanda aracı kendisinin kullandığını ileri sürse de bu beyanın, resmi nitelikte olan kolluk tarafından tutulan tutanak ile kaza tespit tutanağına göre üstünlük tanınacak nitelikte bulunmadığı, bu nedenlerle kaza sırasında aracın sürücüsünün, davacı ... olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu kazaya karışan araç sürücüsünün ... olduğunu, kusur raporu ve ceza dosyasına göre davacının yolcu konumunda bulunduğunun sabit olduğunu, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim uygulanmasının hatalı olduğunu beyan etmektedir.
Uyuşmazlık, davacının yolcu olduğu ve davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davaya konu 12.11.2014 tarihli kaza sırasında sürücü belgesi bulunmayan ve alkollü olduğu anlaşılan davacı ...'un aracın sürücüsü konumunda olduğunun, kaza tespit tutanağı ve 12.11.2014 tarihli kolluk fezlekesi tutanağına göre sabit bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.