Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalıya ait ... yerinde 10.04.1990-23.07.2002 tarihleri arasında, alt işveren işçisi sıfatı ile çalıştığını, bu tarihten sonra ise davalı şirketin kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, ... sözleşmesinin 30.....2011 tarihinde davalı işveren tarafından feshedildiğini ve sadece kadrolu olarak çalıştığı hizmet süresi esas alınarak kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti ödendiğini, ancak alt işverene bağlı gerçekleşen çalışma dönemi için ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fark alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının davalı şirketten ... alan alt işveren firmalarda çalışmadığını, taleplerinin de zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 10.04.1990-23.07.2002 tarihleri arasında, alt işveren işçisi sıfatı ile çalıştığını, davalının asıl işveren olması nedeni ile bu çalışma dönemi için hak kazandığı işçilik alacaklarından da sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir .
2-Taraflar arasında, davalının vekalet ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır .
Yargılama giderlerinden sayılan ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. Avukatlık Kanunu’nun 169. ve Avukatlık Ücret Tarifesinin 1. maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin, davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı toplam 26.537,00 TL yıllık izin ücreti alacağının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece 21.329,65 TL yıllık izin ücreti alacağının tahsiline, bakiye miktarın reddine karar verilmiştir. Yıllık izin ücret alacağı talebinin reddedilen miktarı üzerine davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması hatalı olup bozma sebebi ise de bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Hüküm fıkrasının 5. bendinde yazılı “Karar tarihindeki tarifeye göre hesaplanan 6.268,39 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," sözcüklerinin hükümden çıkartılarak, yerine
"Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince davanın kabul edilen kısmı için belirlenen 6.268,39 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen miktarı için belirlenene 624,62 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.12.2012 gününde oy birliği ile karar verildi.