Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin sanık hakkında yapılan tehdit suçundan verilen beraat hükmünü vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyiz ile ilgili; sanığın aynı olayda katılanlara yönelik yaralama suçlarını işlediği sabit görülüp hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşıldığından, sanık ... müdafinin vekalet ücreti verilmesine ilişkin temyiz iddiaları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden;
1) Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın katılan ...’e; “ ne pahasına olursa olsun seni alacağım seni geberteceğim” şeklinde tehditte bulunduğunun katılanların anlatımlarıyla uyumlu 05.10.2012 tarihli yakalama tutanağı ile kolluk tarafından tesbit edilmiş olması karşısında, yerinde olmayan gerekçeyle sanık hakkında yüklenen suçtan beraat kararı verilmesi,
2) Sanığın TCK’nın 106/1-1. cümle kapsamındaki tehdit suçunu işlediğinin kabulü halinde ise; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.