SUÇLAR: Tehdit, hakaret, yaralama
HÜKÜMLER: Düşme, beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık ...'ın mağdur ...'e yönelik hakaret, sanık ...'in mağdur ...'e yönelik basit yaralama suçlarına ilişkin, mağdur ...'in şikayetten vazgeçmesi nedeniyle verilen düşme kararlarına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-Sanık ...'in, mağdur ...'e yönelik tehdit suçundan verilen beraat kararına yönelik temyize gelince,
1-Olayın tek görgü tanığı olan ve soruşturma evresinde sanık ...'in, mağdur ...'e "seni öldüreceğim" dediğini beyan eden ...'ün duruşmaya davet edilip bilgi ve görgüsüne başvurulmadan yargılamaya devamla hüküm kurularak CMK'nın 210. maddesine aykırı davranılması,
2-Kabule göre de; Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Somut olayda, sanığın mağdura "seni öldüreceğim" dediğinin mahkemece kabul edilmesi karşısında, TCK'nın 106/1-1. cümle kapsamında kalan bu sözlerin tehdit kastı taşımadığı ve katılan üzerinde korku ve endişe oluşturmadığı şeklindeki kanuni temelden yoksun gerekçe ile beraat karar verilmesi,
3- Bozma kararına uyulması ve TCK'nın 106/1-1. cümle kapsamında kalan tehdit suçunun oluştuğunun kabulü halinde ; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.