Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin 01.08.2010-31.12.2012 tarihleri arasında Belediyenin İmar ve Şehircilik Müdürlüğü Yapı Denetim Şefliğinde mimar olarak çalıştığını, her yıl farklı taşeron şirketlerde çalışıyor gözüktüğünü ancak kesintisiz Belediye bünyesinde çalıştığını, ... sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, davalılar arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olmayıp personel teminine yönelik muvazaalı ilişki olduğunu belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, genel tatil, hafta tatili ücret alacakları ile 2011 yılı Ocak ayına ait onaltı günlük ücret alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada ise, dört aylık boşta geçen süre ücreti ile dört aylık işe başlatmama tazminatı alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıların Cevaplarının Özeti:
Davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Somut olayda davacı asıl davada, davalılar arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, personel teminine yönelik muvazaalı bir ilişki olduğunu belirterek, dava konusu kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, hafta tatili, ... bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen, aylık ücret alacağının ise davalı Belediyeden tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece asıl dava yönünden, karar gerekçesinde davalılar arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu belirtilerek hüküm altına alınan alacaklardan sadece davalı Belediyenin sorumluluğuna hükmedilmiştir. Ancak dosya içinde mevcut olan işe iade dava dosyasında, davalılar arasındaki ilişkinin muvazalı olduğunun tespitine karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği görülmüştür. Bu durumda davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun kesinleşmiş yargı ilamı ile tespit edildiği, işverenler arasında muvazaa olsa da, bu hususun işçiye karşı ileri sürülemeyeceği dikkate alındığında işveren gibi hareket eden alt işverenin muvazaalı işlemin tarafı olup kendi muvazaasından faydalanamayacağından dava konusu alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği, kaldı ki Mahkemece davalılar arasında asıl işveren -alt işveren ilişkisi bulunduğunun kabulü halinde dahi davalıların dava konusu alacaklardan birlikte sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Buna göre asıl dava konusu olan kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, genel tatil ücreti alacakları yönünden davalıların birlikte sorumluluğuna, ücret alacağı yönünden ise davacının talebi doğrultusunda davalı Belediyenin sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde asıl dava konusu alacaklardan sadece davalı Belediyenin sorumlu tutulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 23.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.