Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, mahkemenin eylemin nitelendirilmesine ve alt sınırdan uzaklaşılmasına dair ortaya koyduğu gerekçenin yeterli olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bu hususlarda bozma isteyen görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-Sanığın aşamalardaki savunmalarında mağdurun kendisini dövdüğünü beyan etmesi ve sanık hakkında düzenlenen adli raporda somut yaralanma bulguları bulunması karşısında, olayın başlangıcı ve gelişimi üzerinde durularak, sanık hakkında TCK'nın 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

2-Adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.