Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 18.04.2022 tarihli ek karar ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK 'nın 366. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 346. maddeye göre; "kesin nitelikteki bir karara karşı kanun yoluna başvurulursa, kararı veren mahkemenin dilekçenin reddine karar vermesi gerektiği" gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.04.2022 tarihli ek kararı davalı ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince; davalı ... A.Ş.'nin İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli ek kararına karşı yaptığı istinaf talebinin ek kararda isabetsizlik bulunmaması nedeni ile esastan reddine, diğer davalıların istinaf başvurularının kabulü ile yeniden yargılama yapılması gerektiğinden dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekilinin İlk Derece Mahkemesinin ek kararına karşı istinaf talebi süresinde olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusu esastan reddedilmekle, diğer davalılar yönünden gönderme kararının kesin olarak verildiği ancak davalı ... A.Ş. yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi kabil olduğu, bu nedenle davalı ... A.Ş. tarafından kararın temyiz edilebileceği anlaşılmakla; davalı ... A.Ş. veklinin temyiz dilekçesinin kesinlik nedeni ile reddine dair verilen 18.04.2022 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 19.03.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıların desteğinin hayatını keybettiğini, davalıların kazanın meydana geldiği sırada kazaların önlenmesi için yeterli önlemleri almadığını, davacıların destekten yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kazanın meydana geldiği 19.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ... şirketleri sadece maddi tazminattan ve poliçe miktarı ile sınırlı olmak üzere ... için 100.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 100.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz talebini de müvekkili sigorta şirketine yöneltmesinde yasal isabet bulunmadığı, davanın reddine, aksi halde destekten yoksun kalma tazminatı talepleri bakımından belirtilen şekilde hesaplama yapılarak hüküm tesis edilmesine, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin müvekkili sigorta şirketi yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın kaza tarihinde trafik poliçesi bulunmadığını, bu nedenle davanın müvekkili yönünden husumetten reddi gerektiğini, poliçe yapılmış olsa dahi sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, varsa sosyal sigorta kurumu tarafından yapılacak ödemelerden sonra müvekkili şirketten talep edilen tazminatın mükerrer hale geleceğini, müvekkili şirketin kusuru bulunmamasıyla birlikte mahkemece destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapılması halinde raporun aktüerya uzmanı bir bilirkişi tarafından hazırlanması gerektiğini, manevi tazminat yönünden sorumlu olmadıklarını, kaza nedeniyle müvekkili sigorta şirketine müracaat tarihinden önce temerrüdün söz konusu olamayacağını, bu nedenle böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğu da bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların desteğinin meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetmesi nedeni ile davacıların destekten yoksun kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 349.583,58 TL maddi tazminatın 19.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya ödenmesine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ... yönünden 50.000,00 TL, davacılar ... ve ...yönünden 25.000,00'er TL, davacı ... yönünden 15.000,00 TL manevi tazminatın 19.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve .... ve San. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince 04.02.2020 tarihli ek karar ile davalı ... A.Ş vekilinin istinaf talebinin süresinde olmadığından reddine ve kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ...Ş. vekili tarafından, İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli ek kararına karşı ise davalı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun süresinde olmaması ve ek kararda isabetsizlik bulunmaması nedeni ile esastan reddine, davalılar ... vekili ile ...A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince gerekçeli kararın usulsüz tebliğ edildiğini, istinaf talebinin süresinde yapıldığını, Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... şirketleri tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu iş makinesinin yaptığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden desteklerin yakınlarının destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının temyiz incelemesine gelince; İlk Derece Mahkemesince davalı ... A.Ş. vekili Avukat ... ...'a gerekçeli karar 25.11.2019 tarihinde elektronik tebligat yolu ile tebliğ edilmiş sayılmıştır. Davalı ... A.Ş. ile Avukat ... ... arasındaki iş sözleşmesi ise 30.04.2018 tarihi itibari ile sona ermiş, Avukat ... ...'ın 24.12.2019 tarihli dilekçesi üzerine davalı asil ... A.Ş'ne gerekçeli karar tebliğ edilmiştir. ... A.Ş.'ye tebligatın 02.01.2020 tarihinde yapıldığı, istinaf talebinin ise 08.01.2020 tarihinde yasal süre içerisinde yapıldığı anlaşılmakla işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... A.Ş.'ye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.