Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ..., ..., ...Mad. Petrol Ürün. San ve Tic. Ltd. Şti'nden alacaklı olduğunu, davalı borçlular aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı ... ... Temizlik Maddeleri Tic. Ltd. Şti, ..., ... ve ...'ın adına kayıtlı gayrımenkullerin mal kaçırma gayesi ile diğer davalılara devredildiğinin tespit edildiğini, beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada ise davalı borçlu ...Mad. Petrol Ürün. San ve Tic. Ltd. Şti' nin adına kayıtlı başkaca bir gayrımenkulün davalı ...'a ondan da davalı ...'a devredildiğinin tespit edildiği beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptali talep ve dava edilmiştir.
Davalı ... vekili, davalı ... ve ... vekili, davalı ... vekili, diğer davalılar vekilli cevap dilekçeleri ile davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemenin 14.11.2019 tarihli ve 2016/723 Esas ve 2019/737 Karar sayılı kararıyla; "Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davanın kabulü ile; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi, 5668 ada, 9 parsel, 2/25 arsa pay 2. Kat, 6 numaralı bağımsız bölümün, 31.12.2015 tarih ve ... yevmiye sayılı, resmi senetle davalı ... ile diğer davalı ... arasındaki tasarrufun davacı açısından iptali ile bu taşınmaz üzerine davacı alacaklı ... 3. İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere, haciz ve cebri icra yetkisinin tanınmasına, ... ili ... Mahallesi 2659 ada, 7 parsel, 43/100 arsa paylı zemin kat, 1 numaralı daire ile ... ili ... Mahallesi 2659 ada, 7 parsel, 57/100 arsa paylı çatı artı 1. Kat 2 numaralı daire, bağımsız bölümlerin, 30.12.2015 tarih ve ... yevmiye sayılı, resmi senetle davalı ... ile diğer davalı ... arasındaki tasarrufun davacı açısından iptali ile bu taşınmaz üzerine davacı alacaklı ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere, haciz ve cebri icra yetkisinin tanınmasına, ... ili ... Mh. 1401 ada, 7 parsel, 158/5036 arsa paylı A blok 3. Kat 8 numaralı bağımsız bölümün, 30.12.2015 tarih, ... yevmiye sayılı, resmi senet ile davalı ... ile diğer davalı ... arasındaki tasarrufun, davacı açısından iptali ile bu taşınmaz üzerine davacı alacaklıya ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere, haciz ve cebri icra yetkisinin tanınmasına, 4-Davacı tarafından davalılar ... ... Tem. Petrol San ve Ltd Şirketi, ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, Birleşen ... 1. Asliye Hukuk Mah 2017/233 Esas sayılı dosyası yönünden ise davanın reddine" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.06.2022 gün, 2020/1765 E- 2022/2025 K sayılı kararı ile -Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 10 66... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bodrum kat 17 nolu, 2. kat 11 nolu, 3+çatı arası 15... nolu bağımsız bölümlerdeki hisselerin toplam 135.000,00 TL bedel ile davalı-asıl borçlu ... tarafından davalı ...'a 29.07.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı senet ile satıldığı, satış anında bağımsız bölümlerin tapu kayıtları üzerinde haciz ya da ipotek şerhi bulunmadığı, alınan 01.03.2018 havale tarihli bilirkişi raporuna göre bağımsız bölümlerin satış anındaki rayiç değerli toplamının 391.790,98 TL olduğu, bu haliyle satış bedeli toplamı ile rayiç değer toplamı arasında mislini aşan farkın bulunduğu, aynı anda dört adet taşınmaz devrinin taraflar arasındaki tanışıklığı ispatlar nitelikte olduğu, satış bedelinin mutat yollarla ödendiğine dair herhangi bir belgenin sunulamadığı, her iki davalının aynı köylü ve komşu olduğu, davalı ...'ın davalı ...'i ve ailesini tanıdığını ve daha önce de emlak alım satımı yaptıklarını bizzat beyan ettiği görülmekle işbu davalı açısından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 14 64... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan zemin kat 1 nolu bağımsız bölümün 29 69... sayfa numaralı kısımlarının toplam 282.000,00 TL bedel ile davalı-asıl borçlu ... İletişim'i temsilen ... tarafından davalı ...'a 30.11.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı senet ile satıldığı, akabinde aynı taşınmaz kısımlarının toplam 315.000,00 TL bedel ile davalı ... tarafından davalı ...'a 09/12/2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı senet ile satıldığı, her iki satış anında da bağımsız bölümlerin tapu kayıtları üzerinde haciz ya da ipotek şerhi bulunmadığı, alınan 01.03.2018 havale tarihli bilirkişi raporuna göre taşınmaz kısımlarının satış anındaki rayiç değerli toplamının 1.243.111,36 TL olduğu, bu haliyle satış bedeli toplamı ile rayiç değer toplamı arasında mislini aşan farkın bulunduğu, davalı ...'ın asıl borçlu şirketten yakın zaman içerisinde üç adet taşınmaz satın almasının taraflar arasındaki tanışıklığı ispatlar nitelikte olduğu, satış bedelinin tamamının mutat yollarla ödendiğine dair herhangi bir belgenin sunulamadığı, sunulan dekontun bedelin bir kısmının ödendiğine delalet ettiği, davalı ...'ın da ticaretle uğraştığı ve asıl borçlu şirket dışındaki davalılarla aynı mahallede ikamet ettiği görülmekle işbu davalılar açısından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 17... parsel sayılı taşınmazın toplam 23.000,00 TL bedel ile davalı-asıl borçlu ... İletişim'i temsilen ... tarafından davalı ...'a 18.10.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı senet ile satıldığı, akabinde aynı taşınmazın toplam 25.000,00 TL bedel ile davalı ... tarafından davalılar ... ve ...'e 05.12.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı senet ile satıldığı, her iki satış anında da taşınmazın tapu kaydı üzerinde haciz ya da ipotek şerhi bulunmadığı, alınan 01.03.2018 havale tarihli bilirkişi raporuna göre taşınmaz kısımlarının satış anındaki rayiç değerinin 77.815,61 TL olduğu, bu haliyle satış bedeli toplamı ile rayiç değer toplamı arasında mislini aşan farkın bulunduğu, davalı ...'ın asıl borçlu şirketten yakın zaman içerisinde üç adet taşınmaz satın almasının taraflar arasındaki tanışıklığı ispatlar nitelikte olduğu, satış bedelinin tamamının mutat yollarla ödendiğine dair herhangi bir belgenin sunulamadığı, sunulan dekontun bedelin bir kısmının ödendiğine delalet ettiği görülmüştür. Bu bakımdan davalı-asıl borçlu ... İletişim'i temsilen ... ve davalı ... arasındaki tasarruf iptale tabidir. Bununla birlikte her ne kadar edimler arasında mislini aşan fark bulunuyor ise de 4. kişi konumundaki davalılar ... ve ...'in kötü niyetli olduklarını ispatlar herhangi bir delil sunulmadığından ve bu davalıların satış bedelini ödedikleri dekontlar ile belgelendiğinden davalılar ... ve ... açısından davanın reddine karar verilmesi doğru olup İİK'nun 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada, üçüncü kişi ...'ın dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, bu nedenlerle; davalı ... vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, belirtilen eksikliklerin düzeltilmesinin yeniden yargılama gerektirmediği gözetilerek, HMK'nun 353/1-b-3 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Karar davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkiller hakkında verilen kararların hukuka uygun olmadığını, davalı ...'ın yurt dışında yaşadığını, mali durumunun iyi olduğunu daha önce de borçluların babasından başkaca gayrımenkul aldığını bu durumun bile iyi niyetle satın alındığını gösterdiğini, davalı ...'in de iyi niyetli 4. kişi olduğunu, bedelini ödeyerek satın aldığını, davalı borçlunun durumunu bilmediğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
İİK'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun borcun doğumundan sonra, aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyi niyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu davaların görülebilmesi için diğer dava koşulları yanında kesinleşmiş bir alacağın varlığı ve yargılama boyunca da alacağın varlığının devam etmesi gereklidir. Davacının alacağının yargılama sırasında tamamen ödenmesi halinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı vekilinin 17.03.2023 tarihli dilekçesi ile dava dayanağı takip dosyasındaki borcun haricen tahsil ve tasfiye edildiği beyan edilmiştir. Bu halde, davanın konusu kalmadığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, diğer temyiz nedenleri şimdilik incelenmemiştir.
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2. Yukarı (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılar ... ve ...'a iadesine,
Dosyanın HMK nun 373/2 hükmü gereğince kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.