Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacı ...'ün eşi diğer davacıların çocuğu olan ... ...'e tescilsiz olan motosikletin sürücüsünün 09.02.2017 tarihinde çarptığını, yaralı olarak hastaneye kaldırılan ... ...'ün 10.02.2017 tarihinde vefat etmesi ile davacıların destekten yoksun kaldıklarını, davalının bir kısım ödeme yaptığını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ibraname imzalamışlar ise de ödenen tazminatların hatalı kusur oranı üzerinden hesaplandığını, bu nedenle yeterli olmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 17.10.2019 tarihli dilekçe ile davacı ... için talebini 177.653,36 TL, davacı ... için 48.968,66 TL, davacı ... ... için 40.735,12 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava şartının yerine getirilmediğini, davacılara ödeme yapıldığını, zararın giderildiğini, bu nedenle davanın açılmasının usul ve yasaya uygun olmadığını, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davacılara toplam 52.606,00 TL ödeme yapıldığı ve sorumluluklarını yerine getirdiklerini, ibraname imzalandığını, İbranamenin iptali şartlarının somut olayda mevcut olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılmasını, tazminattan müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olduğu, mahkemenin 18.12.2019 tarihli kararda, poliçe limitleri ve yapılan ödemeler dikkate alınarak davacı ... lehine 131.239,36 TL, davacı ... lehine 45.556,66 TL, davacı ... lehine 37.965,12 TL tazminata karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli kararı ile tazminat raporunda teminat miktarı ve ödemelerin dikkate alınmasına rağmen mükerrer olacak şekilde tenzilat yapıldığı, davalının 29.05.2017 tarihinde temerrüte düştüğü, kusur raporları arasında çelişki bulunduğu bu nedenle teknik üniversiteden rapor alınması gerektiği gerekçeleri ile kaldırma kararı verildiği, kaldırma kararı sonrasında dosyaya alınan Adli Tıp Kurumu ve ... Teknik Üniversitesinden alınan kusur raporunda desteğin kazada %25 oranında, sigortasız araç sürücüsünün %75 oranında kusuru bulunduğu, hesap raporunun usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davacı ... için 177.653,36 TL, davacı ... için 48.968,66 TL, davacı ... için 40.745,12 TL destekten yoksun kalma tazminatının 29.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Adli Tıp Kurumu ve ...'den alınan kusur raporlarına göre desteğin kazada %25 oranında, sürücünün ise %75 oranında kusurunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen kusur raporunun esas alındığı, teminat miktarları dikkate alınarak yapılan ödemelerin de güncel hali ile mahsubu neticesinde tazminat miktarlarının belirlendiği, eşin evlenme ihtimalinin ve faiz tarihinin doğru belirlendiği, kazaya sebebiyet veren aracın tescile tabi nitelikte olması ve karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortası yapmak zorunda olduğu halde sigortasız olması nedeniyle yol açtığı zararlardan ... Hesabının sorumlu bulunduğu, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; aracın tescilli olmadığını bu nedenle zarardan da sorumlu olmadıklarını, kusur raporlarının çelişkili olduğunu, eşin evlenme ihtimalinin hatalı belirlendiğini, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

sigortasız aracın karıştığı 09.02.2017 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosyanın incelenmesinde, Bölge Adliye Mahkemesince; davacı ... için 48.968,66 TL, davacı ... için 40.745,12 TL destek tazminatının 29.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her bir davacıya yönelik temyiz bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.
Buna göre davalı vekilinin, davacılar ... ... ve ...'e yönelik temyiz istemi; Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin anılan davacılar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Davalı vekilinin davacı ...'e yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, karara esas alınan kusur raporunun usul ve yasaya uygun olmasına, hesap tarihi itibari ile evlenme ihtimalinin %9 olmasına, dava tarihinden önce davalı tarafından ödeme yapılmış olmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Davalı vekilinin, davacı ... yönünden diğer temyiz nedenlerine gelince;
Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Destekten yoksun kalma tazminatına esas zararın tespitinde, destekten yoksun kalanlara, ölenin sağlığında sağlamış olduğu/olacağı yardımın miktarı doğru şekilde belirlenmelidir. Karara esas alınan bilirkişi raporunda desteğin gelirini 2/6 kendisine. 2/6 eşine, 1/6 annesine, 1/6 babasına ayıracağı kabul edilerek hesap yapılmıştır.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; desteğin çocuğu yok ise gelirini eşi ile eşit paylaşacağı kabul edilerek gelirden destek ile eşin %50’şer pay alacağı; desteğin çocuğu var ise destek ile eşin 2’şer, her bir çocuğun 1’er pay alacağı; desteğin eşi, çocuğu, ana ve babası var ise destek ile eşin 2’şer, çocuklar ile ana ve babanın 1’er pay alacağı kabul edilmektedir. ... aile yapısıyla da uyumlu olan bu sistemde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri (özellikle çocuklar) arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, azaldıkça gelirden alınacak pay artmaktadır.
Somut olayda; 33 yaşında vefat eden erkek müteveffanın evli ve çocuksuz olarak vefat ettiği, bilirkişi raporuyla da muhtemel olacak çocuklar için pay ayrılmadığı anlaşılmıştır.
Destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş, çocukları ile sağ olan ana ve babasına ayıracağı varsayıldığından destekten yoksun kalanlardan bir kısmının destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmadığı durumda, talepte bulunmayan kişilerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir.
Dairemiz'in yerleşik uygulamalarıyla; çalışma ve gelir elde etme durumunda olan desteğin evlenmesinden belli bir süre (2 yıl) sonra ilk çocuğu ve yine bir süre (2 yıl) sonra ikinci çocuğunun olacağı; çocukların olacağı süreler içinde kendine 2 pay, eşine 2 pay, çocuklara birer pay, ana ve babaya da birer pay ayıracağı; ana babadan birinin destekten çıkması halinde, çıkanın payının diğer ebeveynin alacağı paya ekleneceği kabul edilmektedir.
Bu durumda; desteğin muhtemel 2 çocuğu için de pay ayrılması ile Dairemizin yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak suretiyle bilirkişiden ek rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.

1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılar ... ve ...'e yönelik temyiz dilekçesinin miktar nedeniyle REDDİNE,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA

3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ... yönünden diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

4. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ... yönünden temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi,.