HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-Sanıkların, üzerlerine atılı tehdit suçunu kabul etmemeleri, nezarethanede görevli polis memurlarının tanıkların müştekileri tehdit ettiklerini duymadıklarına dair anlatımları ve kamera kayıtlarında suçun işlendiğine ilişkin delil bulunmaması karşısında, adreslerinde bulunmamaları nedeniyle kovuşturma aşamasında beyanları alınamayan müştekilerin adresleri araştırılarak olaya ilişkin iddialarının tesbiti ile sanıkların eylemlerinin somutlaştırılması açısından, hangi sanığın hangi tehdit sözlerini ne şekilde söylediği, sanıkların birlikte tehdit iradesinin ne şekilde oluştuğunun müştekilere açıklattırılıp tartışılmadan eksik araştırma ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Kabule göre de
Sanık ...’ın tekerrüre esas alınan, adli sicil kaydındaki ilama konu TCK’nın 157/1. cümlesine uyan suçun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında,anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.