İNCELENEN KARARIN;

Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-Sanığın suçlamayı kabul etmemesi karşısında; soruşturma aşamasında beyanlarına başvurulan ve olaya ilişkin bilgi ve görgüsü olduğu anlaşılan tanıklar ..., ..., ..., ... dinlenmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Uzlaşma bürosu tarafından gönderilen uzlaştırma teklifinin, mağdur ...'in duruşmada bildirdiği en son adresine öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliği, bunun mümkün olmaması durumunda ise aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, mağdurun son bildirdiği adrese yapılan tebligatın iade olması nedeniyle Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ işleminin yapılmaması karşısında, mağdura yapılan uzlaştırma teklifinin yasaya uygun biçimde gerçekleştirilmemesi,

3-Hükmün gerekçesinde sanığın tehdit eylemini farklı zamanlarda tekrarladığı belirtilmesine karşın, hüküm fıkrasında TCK'nın 43/1. maddesi uygulanmayarak çelişkiye yol açılması,

4-Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen TCK'nın 58. maddesinin uygulanması suretiyle CMK'nın 226/2. maddesine aykırı davranılması,

Kanuna aykırı ve sanık ...'nin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA; yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.