Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri karşısında; sanıklara yüklenen 765 sayılı TCK’nin 339/1 (5237 sayılı TCK’nin 204/2) maddelerinde düzenlenen "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçunun yasada gerektirdiği cezasının miktarı ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nin 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, en son suçun işlendiği 17.03.2003 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nin 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 07.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.