Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan müşteki ...’ya duruşma davetiyesinin, mernis adresine doğrudan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan tebliğinin usulsüz olduğu, bu suretle müştekinin duruşmadan yöntemince haberdar edilmediği anlaşılmakla; müştekinin hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan doğrudan zarar gören müşteki ...’ya davaya katılma, mağdur ile şikayetçiler için öngörülen haklardan yararlanma ve delil sunma imkanı sağlanmadan, yokluğunda karar verilerek CMK'nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve müşteki ...’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.