Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu hakkında başlatılan takibe dayanak ilamda, "...14.11.2005 tarihli yazılı sözleşmeye konu olan D.. V... H... V..: S.. T.. AGİE Challange Telerezyon tezgahından ibaret makinenin davalıya iadesi ile taraflar arasındaki 14.11.2005 tarihli satış sözleşmesinin feshine ve 10.000 Euronun davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Borçlu vekili İcra Mahkemesine başvurusunda ilamda sözüedilen makinenin taraflarına teslim edilmediğini, bu husus yerine getirilmeden takibe geçilemeyeceğini ileri sürerek icra emrinin ve takibin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, ilamda edimlerden birinin yerine getirilmesinden sonra diğerinin ifa edileceğine dair hüküm bulunmadığının kabulü ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
Takip dayanağı ilamda, tahsiline karar verilen alacak makinanın teslimi koşuluna bağlanmamış ise de edimlerin eşzamanlı ifası öngörülmüştür. Bu durumda taraflardan birinin takip başlatmasında usulsüzlük yok ise de takip yapan kendi edimini yerine getirinceye kadar takibin durdurulmasına karar verilmelidir. Mahkemece aracın borçlu tarafa teslimine kadar takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 19.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.