Hükmün açıklanmasına sebebiyet veren ihbara konu ilamda, sanık suç tarihinde uzlaşmaya tabi olmayan 5237 sayılı TCK'nın 123/1. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkum olmuş ise de, hükümden sonra, 02.12.2016 tarih ve Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik, 5271 sayılı CMK.nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre, söz konusu kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun uzlaştırma kapsamına alınması üzerine ihbara konu suça ilişkin mahkemesince uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılarak sonucuna göre açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın keşinleşmesinden sonra, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle CMK.nın 231/11. maddesi uyarınca açılan duruşma üzerine, sanığa yokluğunda hükmün açıklanacağı ihtarlı meşruhatlı davetiye çıkarılarak duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği gözetilmeden, belirtilen ihtarı içerir meşruhatlı davetiye çıkarılmadan, sms gönderilmek suretiyle duruşmaya çağrılıp hazır olmadığı gerekçesiyle sanığın yokluğunda yargılamaya devam olunarak hükmün açıklanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.
maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.