Düşme

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, o yer Cumhuriyet savcısının hükmü yalnızca sanık hakkında tehdit suçundan kurulan düşme hükmü yönünden temyiz ettiği belirlenerek, dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1-Mağdurun aşamalardaki istikrarlı beyanları, tanık ...’ın soruşturma aşamasında alınan beyanında olayı doğrulamasına rağmen, kovuşturma aşamasında sanığın mağduru tehdit ettiğine ilişkin bir beyanda bulunmaması karşısında; tanığın sanık hakkında dava konusu edilen olaya ilişkin beyanının alınması ve varsa beyanları arasındaki çelişki de giderildikten sonra sanığın eyleminin TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilmeden, ne suretle aynı Kanunun 106/1-2. cümle kapsamındaki sair tehdit suçunu oluşturduğu yeterince açıklanıp tartışılmadan ve "Fail ve Fiilde Bağlılık Kuralı"na aykırı olarak uygulama yapılıp, iddianamede tanımlanmayan eylemden hüküm kurulmak suretiyle, CMK'nın 225. maddesine aykırı hareket edilerek eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle sanık hakkında açılan kamu davasının sair tehdit suçunu oluşturduğundan bahisle şikayetten vazgeçme nedeniyle düşmesine karar verilmesi,

2-Dinlenen tanık ile birlikte tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra sanığın eyleminin TCK'nın 106/1-1. cümlesi kapsamında kaldığının kabulü halinde ise;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.