Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete bağlı ... Dersaneleri ünvanlı işyerinde 26.08.2008-20.....2013 tarihleri arasında sosyal bilgiler öğretmeni olarak çalıştığını, ... sözleşmesinin 20.....2013 tarihli ihtarname ile haklı olarak sona erdirildiğini kendisine psikolojik baskı uygulanması, görev kapsamında olmayan işlerin de yaptırılması, müdürün hakaretler etmesi, fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle işten ayrılmaya mecbur bırakıldığını, ... akdini haklı nedenle feshetmek zorunda kaldığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla mesai, ... bayram ve genel tatil, eksik ödenen sigorta primlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının uzman öğretici olarak çalıştığını, ... akdinin işveren tarafından haklı nedenle sona erdirildiğini, kendisine verilen görevleri yerine getirmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının kendisine yapılan hakaret sonucunda haklı olarak ... akdini feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davacı ve davalı vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiştir.

1- Gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki olması 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık bozma sebebidir.

Karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK. 298/2. maddesinde tefhim edilen hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen YİBK’na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 298/2. maddesinde “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesinde 8.000,00 TL kıdem tazminatı talebinde bulunulmuş, Mahkemece 6.845,59 TL kıdem tazminatı alacağına hükmedilmiştir. Mahkemece karar gerekçesinde kıdem tazminatı alacağı yönünden 25.02.2016 tarihli bilirkişi ... tarafından yapılan hesaplamaya itibar edildiği (net 9.009,45 TL) açıklanmasına karşın, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 29.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan net 6.845,59 TL kıdem tazminatına ilişkin hüküm kurulması suretiyle gerekçe-hüküm çelişkisine neden olunmuştur.

Sonuç olarak, hüküm ile gerekçeli karar arasındaki çelişki yukarıda belirtilen YİBK. ve HMK’nun 298/2. maddesine aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 23.09.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.