Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının ... Madeni Eşya Sanayi Kollektif Şirketi ... ve Ortağı Şirketinde yirmi yıldan fazla işçi olarak çalıştığını, 02.12.2009 tarihinde ortaklar tarafından şirketin feshedildiğini, bu tarihte davacının işine son verildiğini, şirketin ortaklarının davalılar olduğunu, davacının en son 1.500,00 TL maaş aldığını ve son 1 yıllık maaşının ödenmediğini, haftanın 6 günü 08.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, beş yıllık senelik iznini kullanmadığını, resmi tatil günlerinde de çalışmasına rağmen alacaklarının ödenmediğini beyan ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı, ücret ve fazla mesai alacağı talebinde bulunmuştur.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının ... Madeni Eşya Sanayi Kollektif Şirketinde dönem dönem çalıştığını, en son 31.03.2006 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, 31.03.2006 tarihinden sonra davacının yeniden işe alındığını, maaşının asgari ücret olduğunu, şirketteki tüm işçilerin 2008 yılı 11.ayında çıkarıldığını, davacının maaş alacağının bulunmadığını, şirketin bir yıl gayrifaal çalıştıktan sonra 2009 yılı 11. ayında kapandığını, ... yerinde fazla mesai yapılmadığını, resmi tatillerde ve hafta sonlarında çalışılmadığını, yıllık izinlerinin kullandırıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulü karar verilmiştir.

Temyiz Başvurusu:
Karar, davalılar vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Ticaret Sicil Memurluğu'nun 26.02.2014 tarihli yazı ve ekinde sicil gazetesi ilanına göre davalı şirketin en son 02.12.2009 tarihli ortaklar kararı ile fesih ve tasfiyenin kapatıldığı, şirketin kaydının silinmesine karar verildiği ve bu kararın 07.12.2009 tarih, 7452 sayılı ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesine göre şirketin tüzel kişiliğinin artık sona erdiği anlaşılmaktadır.
Tüzel kişiliğin son bulması ile artık eski tüzel kişinin taraf ehliyeti de son bulur. Bundan sonra, eski tüzel kişiye karşı veya onun adına dava açılamaz. Bu halde, ölü kişiye karşı veya ölü adına dava açılması hakkındaki usuli işlemlerin kıyasen uygulanması gerekir
Kollektif şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, limited şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü mümkün değildir.
Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi, aynı zamanda Borçlar Hukukuna ilişkin bir hukuki işlem olup, bu karar ve işlemin hataya dayanması karşısında gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez. Hataya veya kasta dayalı, şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasının gerek o işlemi gerçekleştirenlerce, gerekse bundan zarar görenlerce istenebilmesi Borçlar Hukukunun temel kurallarından biridir. Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde, hataya dayalı bir hukuki işlemin düzeltilmesine imkan tanınması kaçınılmazdır.
Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek yargılamanın kollektif şirket tüzel kişiliğine karşı devamının sağlanması gerekmektedir.
... Ticaret Kanunu’nda tasfiye memurunun görev ve yetkileri, tasfiyenin nasıl yapılacağı, alacaklıların haklarının nasıl korunacakları açıklanmıştır.
Ayrıca, tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmeyeceği hukuksal gerçeği de dikkate alınmalıdır.
Tüzel kişiliği sona eren şirketin ihyası için tasfiye memuru ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmelidir. Dava açıldığı, takdirde ve alınacak sonuca göre eldeki davaya devam edebilme imkanı bulunduğu belirlendiğinde, tüzel kişiliğe tebligat yapılarak, usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması gerekirken taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek yazılı gerekçe ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 23.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.