Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ... yerinde 1983 tarihinde işe başladığını 30.11.1987 tarihinde askerlik için işyerinden ayrılıp 19.07.1989 tarihinde yeniden işe başladığını, 2014 yılına kadar çalışmasının devam ettiğini ve emekli olarak ... yerinden ayrıldığını, kıdem tazminatının askerlik öncesi kısmının kendisine ödenmediğini, bunun için icra takibi başlattığını ancak davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davacının itirazının iptalini takibin devamını ve %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar veriştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Taraflar arasında davacının askerlik öncesi döneme ilişkin kıdem tazminatının ödenip ödenmediği hususu uyuşmazlık konusudur.
Davacının davalı ... yerinde 1983 yılında çalışmaya başladığı, 30.11.1987 tarihinde askerlik sebebi ile ... sözleşmesine son verildiği, davacının 19.07.1989 tarihinde davalı ... yerinde tekrar çalışmaya başladığı ve son dönem çalışmasının emeklilik sebebi ile son bulduğu hususlarında itilaf bulunmamaktadır. İtilaflı olan husus davacının askerlik ile son bulan ilk dönem çalışması karşılığında davacıya kıdem tazminatı ödenip ödenmediği hususudur. Kıdem tazminatını ödediğini iddia eden davalı işveren bu iddiasını davacının imzasını taşıyan bordro veya banka kaydı ile ispat etmelidir. Dosya içerisine davalı işveren tarafından yevmiye defteri, ödeme fişi gibi belgeler sunulmuş olup bu belgelerde davacının imzası bulunmamaktadır. Davalı tarafından ödeme yapıldığına ilişkin banka kaydı da dosya arasına sunulmamıştır. Ayrıca davacının 1988 tarihli davalıya hitaben verdiği dilekçe ile de işyerinden askerlik dönemine kadar ödenmesi gereken kıdem tazminatının ödenmeyerek bloke edilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Tüm anlatılanlar kapsamında davalının ödeme iddiası değerlendirildiğinde davalının iddiasını usulüne uygun deliller ile ispat edemediği ve davacının askerlik ile son bulan ilk dönem çalışmaları için de kıdem tazminatı talep edebileceği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca davacının askerlik ile son bulan ilk dönem çalışması için talep ettiği kıdem tazminatı talebinin kabulü gerektiği gözetilmeden karar verilmesi hatalıdır.
Kabule göre de; her ne kadar davacının 40,00 TL kıdem tazminatı talep edebileceği tespit edilerek takibin bu miktar üzerinden devamına hükmedilmiş ise de, davacının talebinin askerlik öncesi çalışılan dönem için ödenmeyen kıdem tazminatına ilişkin olduğu, tespit edilen 40,00 TL’nin ise davacının emeklilik ile son bulan son dönem çalışmasına ilişkin eksik ödenen miktara ilişkin olduğu anlaşıldığından davacının talebini aşar şekilde hüküm tesisi de hatalıdır.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,23.09.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.