Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde 28.03.2012 tarihinde teknisyen olarak çalışmaya başladığını, işverence ... sözleşmesinin feshedildiği 05.03.2013 tarihine kadar çalıştığını, haksız fesih nedeniyle açılan işe iade davası sonrasında müvekkilinin davalı nezdinde işe iadesine karar verildiğini, kararın tebliğinden sonra yasal süresi içerisinde işe iade için müracatta bulunulduğunu, ancak işe iade sonrasında müvekkilinin çalışma koşullarının ağırlaştırıldığını, çalışma saatlerinin sürekli olarak arttırıldığını, işverenin işe başlatma iradesinin samimi olmadığını, bu süre içerisindeki fazla çalışma çalışma ücretlerinin de ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti alacağı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacının işe iadesine ilişkin yargılama sonrasında 23.08.2014 tarihinde işe başladığını, ancak ... sözleşmesinin 4857 sayılı ... Kanunu’nun 25/2-g maddesi uyarınca devamsızlık sebebiyle 25.10.2014 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini, işyerinde denkleştirme uygulandığını ve bu sebeple davacının fazla çalışma ücretine hak kazanamadığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- -Davalı işverenin işe davette ve davacı işçinin de işe başlama talebinde samimi olup olmadığı taraflar arasındaki uyuşmazlık konusudur.

Davalı işveren davacının işe iade kararı sonrası işe başladıktan kısa bir süre sonra sebepsiz olarak işyerini terk ettiğini, bu sebeple feshin geçerli hale geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmaktadır.
4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 5. fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on ... günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. İşçinin işe iade yönündeki başvurusu ciddi ve samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez.
4857 sayılı Kanun'un 21.maddesine göre işveren işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Aksi halde feshin geçersizliği davasında belirlenen ... güvencesi tazminatı ile çalıştırılmadığı en çok dört aylık süre ücret ve diğer hakları ödenmelidir.
İşe iade davası neticesinde işe iade edilen işçinin işe başlamak için başvurusunun samimi olması gerektiği gibi işverenin de işe davetinin samimi olması gereklidir. Sırf ... güvencesi tazminatı ile boşta geçen süre ücretini elde etmek amacıyla yapılan bir başvuru samimi olmadığı gibi işçiye ... güvencesi tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ödememek için görünüşte yapılan bir davet de samimi değildir.
Somut olayda, davacı işçi kesinleşen işe iade kararı sonrasında, yasal süresi içerisinde başvurusu üzerine işveren tarafından eski koşullarda işine başlatılmadığını ileri sürerek, işe başlatmama tazminatı talebinde bulunmuş; davalı işveren davacının eski işinde işine başlatıldığını daha sonrasında davacının haklı sebep olmaksızın işten ayrıldığını savunmuştur.
Mahkemece, işçinin başvurusu üzerine yasal süresi içerisinde işverence işe başlatıldığı; ancak boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının ödenmediği gerekçesiyle ... sözleşmesinin davacı işçi tarafından 4857 sayılı ... Kanunu’nun 24/II-e maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiği gerekçesi ile kıdem tazminatı isteminin kabulüne, işe başlatmama tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.

Davacı kesinleşen işe iade kararı sonrasında 23.08.2013 tarihinde işe başlamış ise de; işveren tarafından önceki işyeri uygulamalarına aykırı şekilde davacının daha önce görevlendirilmediği bazı illerde geçici olarak görevlendirildiği, bu arada davacı hakkında çeşitli ihtarnamelerin keşide edildiği, hatta bu ihtarnamelerde yapılan görevlendirme kapsamında şehir dışında çalıştığı dönem ve yıllık izinde bulunduğu dönem için dahi davacının devamsızlık yaptığı olgusuna dayanıldığı, davalı işverenin ihtarnamelerinin kendi içerisinde çelişkili olduğu anlaşılmaktadır.

Davacının işe iade kararı sonrasında önceki çalışma koşullarında işe başlatılmadığı, sürekli olarak farklı yerlerde şehir dışı görevleri verildiği, bu sırada tutarsız şekilde devamsızlık olgusuna dayanıldığı anlaşılmakla, işveren tarafından davacının gerçek anlamda işe başlatıldığından söz edilemez. Yargı kararı gereği önceki çalışma koşullarının uygulanması gerekirken, kesinleşen işe iade kararının sonuçlarını ortadan kaldırmak üzere, işçinin yeniden işe başlatılması öte yandan çalışma koşullarının değiştirilmesi halinde işçinin önceki işine başlatılmadığı kabul edilmeli ve işe başlatmama tazminatı koşullarının oluştuğu sonucuna varılmalıdır. Mahkemece adı geçen tazminatın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 23.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.