Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 07.01.2011-02.....2014 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, ... sözleşmesini bir kısım işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebi ile haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık izin, aylık ücret, genel tatil, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Taraflar arasında davacı işçinin fazla çalışma ücreti alacağının bulunup bulunmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosya içeriğine göre, davacı, davalı işyerinde 08.02.2011-02.....2014 tarihleri arasında şoför olarak çalışmıştır.
Davacı tanıklarından ..., davalı ... yerinde 18 ay kadar çalıştığını, 2013 yılı Şubat ayında ayrıldığını, ... ise, davalı ... yerinde 9 ay çalıştıktan sonra 2 yıl önce ayrıldığını beyan etmiştir. Dosya kapsamında mevcut olan 20.07.2015 tarihli bilirkişi kök raporunda, tanık anlatımlarına göre, davacının haftanın 6 günü 08.00-20.00 saatleri arası çalıştığı, 1,5 saat ara dinlenme süresi ile haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığı tespit edilmiş ve hesaplama davacı tanıklarının çalışma süreleriyle sınırlı olarak Ağustos 2011-Şubat 2013 tarihleri arasındaki dönem için yapılmıştır. 10.03.2016 tarihli bilirkişi ek raporunda ise, davacının tüm çalışma dönemine göre haftalık 18 saat fazla çalışma ücreti alacağı hesaplanmış ve mahkemece bilikişi ek raporuna itibar edilerek fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak davacı tanıklarının davalı işyerinde, davacı ile birlikte çalıştıkları sürelerle bağlı kalınarak fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Zira tanıklar ancak kendi çalışma dönemlerindeki çalışma şekli ile ilgili bilgi sahibi olabilirler ve tanıklıklarına ancak kendi çalışma dönemleri ile sınırlı olarak itibar edilebilir. Nitekim bilirkişi kök raporunda bu husus belirtilerek fazla çalışma ücreti alacağının Ağustos 2011-Şubat 2013 tarihleri arasındaki dönem için hesaplanması isabetli ise de, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda bu hususun göz ardı edilmesi hatalı olmuştur. Diğer yandan dosya kapsamında yer alan bir kısım imzalı/imzasız ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti tahakkuku mevcut olmasına karşın bu hususun mahkemece dikkate alınmaması da doğru olmamıştır. Kural olarak, gerçek ücret üzerinden düzenlenmiş imzalı ücret bordrolarında fazla çalışma tahakkuku mevcut olup, bu ücretlerin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışma yapıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Böyle bir durumda işçinin yazılı delil ile bordroda belirtilenden daha fazla çalışma yapıldığını kanıtlaması gerekir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. İmzasız ücret bordrolarında tahakkuk bulunması halinde ise, varsa ilgili döneme dair banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir. Bu durumda dosya kapsamına göre, imzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti tahakkuku olan dönemlerin dışlanarak, imzasız ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti tahakkuku olan dönemlerin ise ödemesi banka kayıtları ile sabit olan dönemlerin hesaplamalardan mahsup edilerek davacının fazla çalışma ücreti talebinin hüküm altına alınması gerekmekte ise de; mahkemece kabul edilen aylık ücret ile bordrolarda gösterilen ücretin farklı olması karşısında fazla çalışma tahakkuku olup da ödeme yapılan aylarda, mevcut tahakkuklar dikkate alınarak davacının hesaplanan fazla çalışma ücret alacağından mahsup edilerek hesaplama yapılmalıdır.

Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 23.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.