Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 20.03.2012 tarihinde depo elemanı olarak işe başladığını, daha sonra forklift operatörü olduğunu, en son mal kabul sayım sorumlusu olarak 31.12.2014 tarihine kadar çalıştığını, davalı tarafın 26.12.2014 tarihinde davacının görev yerinin değiştirileceği teklifinde bulunduğunu ancak davacının yeni görev yerinin uzak olması sebebi ile bu değişikliği kabul etmediğini, bunun üzerine ... sözleşmesinin 31.12.2014 tarihinde sona erdirildiğini ileri sürerek fazla mesai, ... bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 19.03.2012-31.12.2014 tarihleri arasında en son mal kabul sorumlusu olarak çalıştığını, bordroda fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil çalışmasına ilişkin zamlı ücret tahakkuku olduğunu ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının ... bayram ve genel tatil, fazla mesai, hafta tatili çalışması yapıp yapmadığı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Yukarıda fazla çalışmanın ispatı konusunda anlatılan ilkeler hafta tatili ile ... bayram ve genel tatil günlerinde yapılan çalışmaların ispatı açısından da geçerlidir.
Mahkemece, davacının fazla çalışmasına ilişkin olarak dinlenen davacı tanık beyanlarının birbiri ile çelişkili olduğu, her iki tanığın da davalı işverene karşı davası olduğu ve davacıya ait bordrolarda fazla mesai tahakkuklarının bulunduğu dikkate alındığında, davacı tarafından karşılığı ödenmeyen fazla mesai yapıldığı hususunun hesaplamaya elverişli şekilde ispat edilemediği gerekçesi ile bu alacak kalemi yönünden talebin reddine, ancak hafta tatili ile ... bayram genel tatil ücretlerinin kabulüne verilmiştir.
Öncelikle davacı tanıkları, beyanlarında davalı şirkete karşı davaları olduklarını söylediklerinden, beyanlarının fazla mesai ücreti hesabında dikkate alınmaması yerinde ise de, aynı sebeple diğer alacak kalemlerinin hesabında da sadece davalı tanıklarının beyanlarına göre değerlendirilme yapılmalıdır.
Diğer taraftan Mahkemece fazla mesai ücretinin red gerekçesinden biri olan bordrolarda fazla mesai ücretinin ödendiği konusunda da, davacının imzasını içeren ve tahakkuku bulunan bordroların dışlanması gerekir ise de, imzalı olmayan bordro dönemleri için karşılığı bankaya ödenmiş ise mahsup yapılmalıdır. Bu anlatıma göre, bordrolarda imza olmadığı halde dışlama yapılmasının hatalı olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak davacının talepleri konusunda sadece davalı tanık beyanlarına göre hesaplama yapılmalı, bordrolarda imza yer almadığından ilgili alacak kalemi ile ilgili tahakkuk varsa karşılığının bankadan ödendiğinin anlaşılması halinde bu ödemelerin mahsubuna gidilmelidir.
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.