Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanığın üzerine atılı silahla tehdit suçunu işlemediğini savunması, tanık ... ve ...’nin de sanık savunmasını doğrulayacak şekilde olay yerinde silah görmediklerine ilişkin beyanda bulunmalarına karşın, katılan ... ile oğlu olan tanık ...’ın beyanlarının hangi nedenle sanık ve diğer tanıkların beyanlarına üstün tutulduğu, ayrıca sanığın tehdit eylemini ne şekilde gerçekleştirdiği açıklanıp tartışılmaksızın, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre;
2) Sanığın ve katılan ...’ın, tartışmanın başlangıcına ve gelişimine dair farklı anlatımlarda bulundukları anlaşılmakla, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/10/2002 tarih ve 2002/4-238 esas - 367 sayılı kararında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’in temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.