Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı T. ... Bankası A.Ş. aleyhine 30/09/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 27/06/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 04/12/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı def'i kabul edilerek, zararın öğrenildiği gün ile dava günü arasında haksız eylemden doğan zararlar için Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle istem zamanaşımı nedeni ile reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.

Dava konusu olayda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından karşılıksız çek keşide etmekten dolayı yürütülen soruşturma sonucu davalı bankanın ... Şubesi tarafından karşılıksız çek ile ilgisi bulunmamasına rağmen davacıya ait imza sirkülerinin 17/08/2006 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, davacı aleyhine karşılıksız çek keşide etmek suçundan dava açıldığı ve davacının 3167 sayılı yasa gereğince karşılıksız çek keşide etmekten dolayı yargılandığı, aleyhine para cezasına hükmedildiği ve 1 yıl süre ile bankalarda çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verildiği, kararın infazı sırasında davacının olayı öğrenerek, 26/01/2009 tarihinde yargılamanın yenilenmesini talep ettiği, mahkemece davacı hakkındaki önceki hükmün ortadan kaldırılarak beraatine karar verildiği, bu kararın 16/06/2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Borçlar Yasası'nın 60/2. maddesinde; "zarar ve ziyan davası ceza kanunları mucibince daha uzun zamanaşımına tabi olan eylemden kaynaklanmış ise ceza zamanaşımının uygulanacağı" kuralı yer almaktadır. Somut olayda, davalı bankanın çalışanlarının eyleminin 5411sayılı Bankacılık Kanunu'nun 155 maddesinde Gerçeğe Aykırı Beyanda Bulunmak başlığı altında düzenlenen suç kapsamında olabileceği gözetildiğinde olayda uygulanacak ceza zamanaşımı süresi 5237 sayılı TCK 66/e maddesi uyarınca 8 yıldır. Eylem 17/08/2006 günü gerçekleştiğine göre, davada ceza zamanaşımı süresi dolmamıştır. Eylemin suç niteliğinde olduğunun kabul edilmesi için davacı tarafından ileri sürülmüş bir şikayetin bulunmasına veya başlamış bir ceza yargılamasına gerek bulunmamaktadır. Yerel mahkemece, işin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek zamanaşımı dolduğu gerekçesi ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.