DAVA TÜRÜ: Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde temyiz eden davalılar vekili Av. ... geldi. Davacı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, tahliye davasının derdestlik nedeni ile açılmamış sayılmasına, itirazın iptali davasının kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı ile davalı kiracı şirket arasında 1.1.2010 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlenmiştir.Bu sözleşmeyi diğer davalı ... müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Sözleşmenin 11.maddesinde, “...kefilin kefalet süresinin uzayan dönemler içinde geçerli olacağı...” kararlaştırılmıştır. BK.nun 484. maddesi gereğince, yazılı şekilde düzenlenmiş süresi ve ödenecek kira parasının miktarı açıkça gösterilmiş bir kira sözleşmesini, kiracının kefili sıfatıyla imzalayan kişi, sözleşmede gösterilen kira süresi boyunca kiracının ödemekle yükümlü kira parasından sorumludur. Zira böyle bir durumda kefilin sorumluluğu süre ve miktar itibariyle sınırlıdır. Kefatetin geçerli olabilmesi, kefilin sorumlu olacağı miktar ve kefalet süresinin belirlenmesi koşuluna bağlıdır. Bu nedenle kefilin sorumluluğunun kapsamını bilmesi gerekeceğinden, ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira süresine ilişkin olan ve kefili sınırsız bir sorumluluk altına sokan kira sözleşmesinin 11. maddesi geçerli değildir. Nitekim H.G.K.nun 22.03.2006 tarih 2006/6-78 E.-88 K sayılı içtihadı da bu doğrultutadır. Bu nedenle davalı kefilin 1.1.2010-1.1.2011 kira dönemi dışında kalan kira borcundan sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırıdır.
Davacı vekili, takip talebinde 2011 Ocak-Şubat ayları kira paraları ile muacceliyet şartı gereği dönem sonuna kadarki kira paralarının tahsilini istemiştir. Mahkemece, davadan önce ve davadan sonra kiracı tarafından yapılan ödemeler mahsup edilerek, bilirkişi raporu doğrultusunda ödenmeyen 4.579,05 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. Ancak, dosyaya sunulan ödeme belgelerinden 2011 Aralık ayı kira parasının 27.4.2012 tarihinde ödendiğine ilişkin banka dekontu sunulduğu görülmüştür. Bu durumda dosyaya sunulan bu ödeme belgesi üzerinde durularak bakiye kira alacağının belirlenip bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

3-Davacı vekilinin tahliye davasının derdestlik nedeniyle açılmamış sayılmasına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Davacı vekili tarafından,ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla İstanbul 1.İcra Müdürlüğü'nün 2011/3059 esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi üzerine davalı borçluların itirazı nedeniyle önce icra mahkemesinde tahliye davası açılmış ise de icra mahkemesince 29.6.2011 tarihinde itirazın kaldırılması istenmeden tahliye istenemeyeceği gerekçesiyle tahliye isteminin reddine karar verilmiş,bunun üzerine davacı vekili tarafından icra mahkemesindeki karar kesinleşmeden bu kez genel mahkemede 14.7.2011 tarihinde itirazın iptali ve tahliye davası açılması üzerine mahkemece davalı tarafın derdestlik itirazının kabulü ile tahliye davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Birinci davanın görüldüğü icra mahkemeleri icra ve iflas işleri için kurulmuş özel bir yargı organı olup,icra mahkemelerince verilen kararlar genel mahkemeler için kesin hüküm teşkil etmez. Bu nedenle de icra mahkemesinde görülen dava nedeniyle genel mahkemede derdestlik itirazı söz konusu olmaz. Bu nedenle mahkemece tahliye istemi konusunda da işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tahliye davasının açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir.

Yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA,Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına takdir olunan 900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.