Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet bağımsız bölümde ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili ile davalının 25491 ada 1 parselde kayıtlı A 10 Blok 4. Giriş K: 5 19 nolu bağımsız bölümdeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir. Davalı vekili taşınmazın aile konutu olup, bu konuda tapuda şerh bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydında aile konutu şerhi bulunduğundan, belli bir amaca özgülenmiş taşınmazdaki bu şerh terkin edilmediği sürece ortaklığın giderilmesinin istenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dava konusu 19 nolu bağımsız bölümün tapu kaydına tarafların evlilik birliği devam ederken, 17.12.2009 tarihinde aile konutu şerhi konulduğu, ancak evlilik birliğinin Karşıyaka 2. Aile Mahkemesi'nin 2009/1199 Esas, 2011/262 sayılı boşanma kararının 21.06.2012 tarihinde kesinleşmesi üzerine sona erdiği anlaşılmıştır. MK.nun 194.maddesi gereğince aile konutu şerhi evlilik birliği içinde geçerli olup, evlilik birliğinin sona ermesinden sonra hüküm ifade etmez. Mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı ...ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.