Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) ...(Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 09/01/2014 tarih, 2013/354 Esas ve 2014/31 Karar sayılı ilamında, aynı sanığın aynı mağdura karşı 16/02/2013 tarihinde işlediği tehdit eylemi nedeniyle mahkumiyet hükmü kurulması, bu hükmün 10/06/2014 tarihinde kesinleşmesi, bu ilama konu iddianamenin 08/05/2013 tarihinde düzenlenmesi, incelemeye konu suçun ise katılan ...'nun 15/05/2013 tarihindeki şikayet beyanına göre o tarihten 15 gün önce ve bu bağlamda 08/05/2013 tarihli iddianame ile hukuki kesinti gerçekleşmeden önce gerçekleştirildiğinin dosya kapsamı ve UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulama yerinin bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından, belirtilen dava dosyasının bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine konulması sağlanarak, sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleştiğinin tespiti halinde Ceza Genel Kurulu'nun 21.05.2013 tarih, 2012/13-1543 Esas ve 2013/257 Karar, 15.03.2016 tarih, 2014/10-847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı kararlarındaki ilkeler de dikkate alınarak TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırım uygulanıp kesinleşen dosya yönünden de mahsup işleminin yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Kabule göre de;
a) 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesiyle, CMK’nın 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin suç tarihi itibariyle yürürlükte olmaması nedeniyle, CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tavır ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, "sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği" şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

b) 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.