SUÇLAR: Tehdit

Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen hükmün sanık müdafiine 23.07.2011 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz süresinin son gününün adli tatile denk geldiği, adli tatilin 05.09.2011'de sona erdiği, temyiz süresinin de CMK'nın 331. maddesi gereğince tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayıldığı, sanık müdafii tarafından 10.08.2011 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, katılanın hazırlık ifadesinde, sanığın polislerin önünde “seni öldürürüm” dediğini iddia etmesine rağmen, kolluk görevlileri tarafından düzenlenen tutanakta tehdidin kendileri tarafından duyulduğuna ilişkin bir açıklama bulunmaması ve ifadesi hükme esas alınan tanık ...'ın aşamalardaki anlatımları arasında bulunan çelişkinin de giderilememesi karşısında, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşüncenin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.